Hastalık izni ve telefonla rapor tartışmalarında milletin “tembel” olduğu ima ediliyor, bazı CDU üyeleri ise yarı zamanlı çalışmayı kaldırmayı ve daha uzun çalışma günlerini savunuyor.
Bakanlar Kurulu’nun Ulusal Turizm Stratejisi’ni kabul etmesiyle Çalışma Bakanlığı, “Çalışma Süresi Yasası’nın Esnekleştirilmesi” tasarısını hazırlıyor. Buna göre günlük azami çalışma süresi yerine haftalık azami çalışma süresi uygulanacak ve bazı günlerde 13 saate kadar çalışma mümkün olacak. Ajans haberinde ise kısa bir cümle yer aldı: “Turizm sektörü bunu memnuniyetle karşıladı.”
Ancak sendikaların bilimsel birimleri, geçtiğimiz bahar aylarında artan kaza riski, tükenmişlik, felç, kanser gibi zihinsel ve fiziksel sağlık için risklere dikkat çekmişti:
Talebin azaldığı bir dönemde fazla çalışılıyor olması kimseyi ilgilendirmiyor; çünkü mesele bu değil. Amaçlar hâlâ eskisi gibi: Birincisi, daha uzun ve daha yoğun çalıştırarak artı değer oranını yükseltmek; ikincisi, işgücü arzını artırarak ücretler üzerinde baskı kurmak.
Sendikalar, 8 saatlik iş gününün kaldırılmasının kendileri için müzakere edilemez olduğunu belirtti. Yasa ile çalışma süresinin uzatılması durumunda, sendikaların bu tutumu hatırlatılmak zorunda kalınacak. Eğer sendikalar bu konuda sadece yorgun eylemlerle yetinirlerse, bu örgütlerin gelecekteki faydası üzerinde düşünmek gerekecek.