Seminerde sunumları Klinik Psikolog Selçuk İsaoğlu ile Tıp doktoru Su Ergezen gerçekleştirdi. Uzmanlar, göçün yalnızca coğrafi bir yer değişikliği olmadığını; bireyin kimliği, sosyal ilişkileri ve stres sistemi üzerinde çok boyutlu etkiler yaratan bir yaşam deneyimi olduğunu vurguladı.
Sunumda, göç sürecinde bireylerin yeni bir kültürel ve sosyal düzene uyum sağlamaya çalışırken, geçmiş yaşamlarına ait roller ve bağlarla vedalaşmak zorunda kaldıkları ifade edildi. Psikososyal açıdan sosyal destek, toplumsal kabul ya da ayrımcılık deneyimlerinin ruh sağlığını doğrudan etkilediği belirtildi. Uzmanlar ayrıca, uzun süreli stresin biyolojik sistemler üzerinden bedensel belirtilerle de ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
Göçle ilişkili en sık görülen ruhsal sorunlar arasında depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres belirtileri ve uyum güçlükleri yer aldı. Kayıp duygusu, belirsizlik, sosyal izolasyon ve ayrımcılık gibi etkenlerin; umutsuzluk, yoğun kaygı, uyku problemleri ve psikosomatik şikâyetleri artırabileceği aktarıldı. Travmatik yaşantılar yaşayan bireylerde yeniden yaşantılama ve kaçınma belirtilerinin görülebildiği, uzun süreli stresin ise hem ruhsal hem bedensel sorunlara zemin hazırladığı ifade edildi.
Uzmanlar, göç deneyiminin her bireyde aynı sonucu doğurmadığını da vurguladı. Bazı kişiler için göç süreci ruhsal kırılganlığı artırırken, bazıları için dayanıklılığı güçlendiren ve kimlik gelişimini destekleyen bir dönüşüm süreci olabildiği belirtildi. Güvenlik duygusu, sosyal destek ağları ve yaşam koşullarının istikrara kavuşmasının iyileşme sürecini olumlu etkilediği ifade edildi.
Seminer sonunda yapılan değerlendirmede, göçün tek başına bir hastalık nedeni olarak değil, sosyal ve ekonomik koşullara bağlı dinamik bir uyum süreci olarak ele alınması gerektiği belirtildi. Ruh sağlığını korumaya yönelik çalışmaların ise bireyin yaşadığı çevreyi, sosyal ilişkilerini ve biyopsikososyal bütünlüğünü dikkate alan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Katılımcılar semineri dikkatle takip etti ve benzer bilgilendirici etkinliklerin devam etmesi yönünde talepler dile getirdi.
