Junge Welt’in yaptığı söyleşiye göre, Bundestag’da Pazartesi günü yapılacak oturumda uzman olarak konuşacak Wasilewski, bu süreçten beklentisinin sınırlı olduğunu belirtti. “Bu ülkede parası olmayanın söz hakkı da yok” diyen Wasilewski, yine de hükümetin en azından etkilenen insanların görüşlerini duyacağını umduğunu ifade etti. Hükümetin politikalarının, işsizlerin çalışmak istemediği yönünde sürekli bir suçlama yarattığını ve bunun insanlarda korku oluşturduğunu vurguladı.
“İşgücü piyasasında yeterli iş yok”
Reformun resmi hedefi, iş bulmaya aracılık faaliyetlerine öncelik vermek. Ancak Wasilewski’ye göre bunun gerçekçi bir karşılığı bulunmuyor. Bürgergeld alan 1,8 milyon çalışabilecek durumda olan işsizin 1,2 milyonunun meslek eğitimi olmadığını hatırlatan Wasilewski, bu kişiler için yalnızca 120.000 iş yeri bulunduğunu söyledi. “Her on başvurandan dokuzu iş bulamıyor. İş bulamayanların nasıl yaşadığı ise kimsenin umurunda değil” dedi.
Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) çalışanlar için politika yaptığını iddia ettiğini ancak gerçekte işçiler ve işsizlerden uzaklaştığını savunan Wasilewski, „Gönüllü olarak çalıştığım gıda yardımı kuruluşuna, yiyecek hiçbir şeyi olmayan, evlerini kaybetmekten korkan insanlar geliyor. Ve sonra aylık 12.000 Euro kazananlar bu insanlara baskı yapıyor. Bu iğrenç bir durum. ” ifadelerini kullandı.
Sanayide iş kaybı ve sert eleştiri
Geçen yıl Almanya’da 120.000 sanayi işyerinin kaybedildiğini belirten Wasilewski, iş bulmanın giderek zorlaştığını söyledi. Buna rağmen hükümetin çözümünün sosyal yardımları kısmak olduğunu dile getirdi.
Hükümetin bu politikayı neden izlediği sorusuna ise şu yanıtı verdi: Çalışanlara, işlerini kaybettiklerinde hayat standartlarının bir anda düşeceği korkusunun gösterildiğini ve bunun bir caydırma aracı olarak kullanıldığını savundu. Bürgergeld ile yaşamın “rahat” olduğu yönündeki söylemin gerçeği yansıtmadığını, bunun çok acımasız, sefil bir hayat olduğunu ifade etti. Medya ve siyasetin yıllarca sosyal yardım alanları “tembel” olarak dmgaladığını da sözlerine ekledi.
“Veriler yok, yaptırımların temeli zayıf”
Bürgergeld’in yürürlüğe girmesiyle yaptırımların azaltıldığı, ancak bunun randevu kaçırma oranlarını artırıp artırmadığı sorusuna Wasilewski, yaptırım uygulanan kişi sayısının yalnızca 16.000 olduğu cevabını Verdi. Konuya ilişkin resmi veri talep ettiğini ancak yanıt alamadığını belirten Wasilewski, daha sert yaptırımları haklı çıkaracak bir veri bulunmadığını savundu.
“Jobcenter randevuları çoğu zaman sembolik”
İş merkezlerindeki görüşmelerin çoğunda insanlara iş teklifi sunulmadığını söyleyen Wasilewski, bu randevuların çoğu zaman sadece kontrol amaçlı olduğunu ifade etti. Çalışabilir Bürgergeld alıcılarının yüzde 20’sinin 55 yaşın üzerinde olduğunu hatırlatan Wasilewski, bu kişilerin hayatlarının geri kalanında yoksullukla karşı karşıya kalacağını söyledi.
“Toplumsal muhalefet gerekli”
Durumun değişmesi için eleştirel medyaya, kilisenin daha aktif bir tutum almasına ve sendikaların direniş göstermesine ihtiyaç olduğunu belirten Wasilewski, mevcut politikaların yalnızca işsizleri değil tüm çalışanları etkilediğini sözlerine ekledi.