Çocuksuzlar, eş üzerinden sigortalılar ve mini-job çalışanları daha yüksek prim ödeyecek. Buna karşılık bakım hizmetlerine yönelik ödemeler ancak 2029’dan itibaren düzenli olarak enflasyona göre artırılacak.
Reformun asıl sorunu çözmediği belirtiliyor. Bakıma muhtaç kişilerin aylık yaklaşık 3.400 euroya ulaşan kişisel katkı payları sınırlandırılmıyor. Özel sigortalıların da bakım sigortası finansmanına dahil edilmesi öngörülmüyor.
Özellikle evde bakım ve yakınların sağladığı desteklere yönelik kısıtlamaların, insanların kendi evlerinde bağımsız yaşamını sürdürmesini zorlaştırabileceği eleştirileri yapılıyor.
Bu arada sosyal bakım sigortasının mali dengesi de giderek bozuluyor. Bakım kasaları, koronavirüs döneminde devlet adına yaptıkları harcamalar nedeniyle hâlâ yaklaşık 6 milyar euronun geri ödenmesini bekliyor.
Eleştirilerin ortak noktası ise şu: Sistemin sürekli yeni kesintilerle ayakta tutulması yerine, daha kapsamlı bir finansman modeli oluşturulması gerekiyor. Bunun için tüm gelirlerin bakım sigortasına dahil edilmesi ve kişilerin ödemek zorunda kaldığı yüksek bakım masraflarına bir üst sınır getirilmesi öneriliyor.
Aksi halde bakım hizmetlerine ihtiyaç duyan, ancak geliri sınırlı olan insanların “bakım yoksulluğuna” sürüklenme riski büyüyor, hem de sosyal demokratların imzasıyla.