Uzmanlara göre sera gazı emisyonlarındaki düşüş durma noktasına gelirken, özellikle bina ve ulaşım sektörlerinde emisyonlar yeniden artış gösteriyor.
Kurulun raporunda, hükümetin mevcut tabloyu olduğundan daha olumlu gösterdiği ve iklim politikalarını zayıflatacak adımlar attığı belirtildi. Yeni ve devlet destekli gaz santralleri planlanırken, gaz ve fosil yakıtlı kalorifer sistemlerine yeniden izin verilmesi de eleştirildi. Uzmanlar, bu kararların enerji ve otomotiv sektörlerinin çıkarlarını koruduğunu savunuyor.
Raporda ayrıca İran’a yönelik saldırı sonrası yaşanan enerji krizinin, Avrupa’nın petrol ve gaz bağımlılığının risklerini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
Uzmanlara göre mevcut politikaların ekonomik sonuçları da vatandaşlara yansıyacak. Yeni gaz ve petrol sistemlerinin yaygınlaşmasıyla enerji maliyetlerinin kiracılara yüklenmesi, yeni gaz santrallerinin ise elektrik fiyatlarını artırması bekleniyor. Benzin ve dizel kullanımının sürmesiyle taşımacılık ve üretim maliyetlerinin artacağı, bunun da gıda fiyatlarına yansıyacağı belirtiliyor.
Ancak uzmanlar, tüm bu ekonomik etkilerin, gelecekte yaşanabilecek iklim felaketlerinin yanında “küçük ayrıntılar” olarak kalacağı uyarısında bulunuyor.