Hükümetten muhalefete kadar birçok kesim öneriye sert tepki gösterirken, bazı partiler ise bu ihtimalin tamamen dışlanmaması gerektiğini savundu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlediği basın toplantısında Avrupa ile yeniden diyalog kurulması için tercih ettiği arabulucunun eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder olduğunu söyledi. Bu açıklama Berlin’de kısa sürede siyasi tartışmaya dönüştü.
Junge Welt’in haberine göre, Alman hükümeti öneriyi reddetti. Putin’in açıklamalarında “somut bir ilerleme” görmediklerini belirten Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, mevcut durumda bir arabulucuya ihtiyaç olmadığını söyledi. Kornelius’a göre bu tür çıkışlar Almanya’daki kamuoyunu bölmeyi hedefliyor.
Siyasi partilerin büyük bölümü de öneriye karşı çıktı. Ancak SPD, AfD ve BSW içinde bazı isimler konunun değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Alman basınında ise Putin’in özellikle SPD içindeki sol ve barış yanlısı kanada mesaj vermeye çalıştığı yorumları yapıldı.
SPD’li dış politika uzmanı Ralf Stegner, savaşı sona erdirebilecek her girişimin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Avrupa’nın şu ana kadar müzakere sürecinde yer almadığını belirten Stegner, bunun Schröder gibi bir isim aracılığıyla mümkün olması halinde teklifin reddedilmesinin hata olacağını ifade etti.
SPD Meclis Grubu dış politika sözcüsü Adis Ahmetovic de her teklifin ciddiyetle incelenmesi gerektiğini belirterek Schröder’in olası rolünün peşinen reddedilmemesi gerektiğini söyledi.
Ancak SPD içinde de görüş birliği yok. Eski Dışişleri Komisyonu Başkanı Michael Roth, öneriyi ABD’ye karşı bir saygısızlık ve açık bir siyasi manevra olarak değerlendirdi. Roth’a göre gerçek bir barış sürecinin ilk adımı ateşkes olmalı; ayrıca arabuluculuk yapacak kişi özellikle Ukrayna tarafından kabul edilmeli.
BSW cephesinde ise destek daha açık geldi. “Kaybedecek neyimiz var?” diyen parti yöneticilerinden Fabio De Masi, Schröder’in devreye sokulmasını savundu. AfD’li Markus Frohnmaier de her iki taraftaki ölümleri durdurabilecek her türlü girişimin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
CDU, Yeşiller, FDP ve Sol Parti ise öneriye mesafeli yaklaştı. CDU’lu Peter Beyer bunu bir “propaganda manevrası” olarak nitelerken, Yeşiller Meclis Grup Başkanı Britta Haßelmann, Putin’in uluslararası hukuka aykırı bir savaşın sorumlusu olduğunu söyledi. Haßelmann’a göre Schröder’in Putin’e yakınlığı nedeniyle Avrupa’da tarafsız bir arabulucu olarak görülmesi mümkün değil.
Schröder’in geçmişte Rus devlet şirketleri için lobi faaliyetleri yürüttüğünü hatırlatan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Putin’in neden özellikle onu istediğinin açık olduğunu ifade etti. Kallas, böyle bir durumda Schröder’in adeta “müzakere masasının iki tarafında birden oturmuş olacağını” söyledi.
Almanya’da Putin’in bu çıkışı yalnızca Ukrayna savaşıyla ilgili diplomasi tartışmalarını değil, aynı zamanda Berlin’in Rusya politikası konusundaki iç siyasi ayrılıklarını da yeniden gündeme taşımış oldu.