Almanya'da sanayi sektöründe yeni işten çıkarma planları ve üretimin yurt dışına kaydırılacağı yönündeki açıklamalar, ücretler ve çalışma koşulları üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Sermaye çevreleri ve işveren temsilcileri, yüksek personel maliyetlerini gerekçe gösterirken, sendikalar ve emek yanlısı çevreler bunun ücretleri düşürmeye yönelik bir baskı stratejisi olduğunu savunuyor.
Handelsblatt gazetesinin, danışmanlık şirketi Horváth'ın bin şirketle yaptığı ankete dayandırdığı habere göre, ankete katılan şirketlerin yüzde 60'ı önümüzdeki altı ay içinde personel azaltmayı planlıyor. Özellikle otomotiv, makine ve inşaat sektörlerinde 100 binden fazla kişinin işini kaybetme riski bulunduğu belirtiliyor. Haberde, birçok şirketin 2030 stratejisinin üretimi Almanya dışına taşımak olduğu, bunun temel nedeninin ise yüksek iş gücü maliyetleri olduğu ifade ediliyor.
Volkswagen'in kısa süre önce benzer büyüklükte işten çıkarma planlarını açıklamasının ardından, bazı fabrikaların kapatılabileceğine yönelik iddialar da gündeme geldi. Son yıllarda Alman sanayisinde istihdamın önemli ölçüde azaldığı, şirketlerin ise yeni istihdam oluşturmak yerine otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarına ağırlık verdiği belirtiliyor.
Ücret tartışmaları da bu süreçte öne çıkıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung'un haberine göre, Porsche'nin Cayenne modelinin üretimini Slovakya'nın Bratislava kentinden yeniden Leipzig'e taşıması planlanıyor. Ancak bunun, işçilerin ücretlerde kayda değer bir indirimi kabul etmesi şartına bağlandığı öne sürülüyor. Gerekçe olarak ise Slovakya'daki işçilik maliyetlerinin Almanya'ya kıyasla daha düşük olması gösteriliyor.
Metal ve elektrik sanayisi işverenlerini temsil eden birliğin genel müdürü Oliver Zander de Alman şirketlerinin uluslararası rekabette maliyet açısından dezavantajlı olduğunu belirterek, ekonomik yüklerin hafifletilmesi ve yapısal reformlar çağrısında bulundu. Birlik verilerine göre sektörde 2019'dan bu yana yaklaşık 320 bin istihdam kaybı yaşandı.
Öte yandan, Volkswagen'in otonom sürüş teknolojileri konusunda Bosch ile yürüttüğü iş birliğini sonlandıracağı yönündeki haberler de dikkat çekti. Yaklaşık 1,5 milyar euroluk yatırıma rağmen teknolojinin rekabet gücü kazanamadığı belirtilirken, bu gelişme Alman otomotiv sektörünün uluslararası rekabette yaşadığı zorlukların yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Junge Welt gazetesinin haberine göre, işverenler yüksek personel ve sosyal güvenlik maliyetlerini şirketler üzerindeki en büyük yüklerden biri olarak gösterirken, emek çevreleri ise çalışanların ekonomik sorunların sorumlusu olmadığını ve ücretlerin düşürülmesi yönündeki taleplere tepki gösteriyor. Haberde, Alman sermaye örgütleri ile ana akım medyanın ekonomik zorlukları gerekçe göstererek ücretlerin düşürülmesi, işten çıkarmaların meşrulaştırılması ve üretimin daha düşük maliyetli ülkelere kaydırılması yönünde baskı oluşturduğu değerlendirmesine yer veriliyor.