Ancak GfK Araştırmacısı Rolf Buerkl, konuya ilişkin değerlendirmesinde, tüketici güveninde bir trend değişiminden bahsetmek için "kesinlikle" çok erken olduğunu belirtti.
Almanya'da tüketici duyarlılığı için durumun hala "çok gergin" olduğuna dikkat çeken Buerkl, "Almanya'da enflasyon son zamanlarda yüzde 10'a yükseldi. Enerji kaynaklarının istikrarına ilişkin endişeler artarak devam ediyor" dedi.
"Patlayan enerji ve gıda fiyatları, özel hane gelirlerinin satın alma gücünü düşürüyor ve kalıcı gelir karamsarlığına sebep oluyor."
Öte yandan, Almanya, Moskova'nın Kuzey Akım 1 doğal gaz boru hattı üzerinden gaz akışını durdurma kararının tetiklediği sarmal bir enerji kriziyle karşı karşıya. Bölgede savaşa ilişkin endişeler enerji kaynakları üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, Alman hükümeti de bu kış sanayinin çarklarının dönmesi, ışıkların açık, evlerin sıcak kalmasını sağlamak için çabalıyor.
Ekonomistlere göre, enerjideki yüksek fiyatlar, tüketicilerin satın alma gücünün düşmesine ve üretimin birçok şirket için kârsız hale gelmesine neden oluyor.
Tüketicilerin yarısından fazlası tüketimi sınırlandırıyor
GfK uzmanı Bürkl'e göre, enerji fiyatlarındaki keskin artış göz önüne alındığında, hanelerin gelecekte ısınmaya önemli ölçüde daha fazla para harcamak zorunda kalacaklarını varsaymaları gerekiyor: "Dolayısıyla diğer harcamalar için para kalmadığından tüketim eğilimi önümüzdeki aylarda düşük olacak."
Deutschen Sparkassen- und Giroverbandes (DSGV) tarafından yapılan ankete göre, tüketicilerin yüzde 57'si son on iki ayda tüketimlerini azalttı. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 15'lik bir artış anlamına geliyor. Tüketme isteği bu nedenle 16 yılın en düşük seviyesine düştü.