Geçtiğimiz aylarda da artan fiyatlar Aralık ayında yüzde 5,3’e yükseldi. Bu durumdan özellikle nüfusun büyük bir kesimini oluşturan dar gelirli insanlar etkileniyor.
Dört çocuk sahibi Teresa her iki haftada bir Frankfurt'taki Tafel'e gıda maddesi almak için geliyor. O sebze, meyve, yumurta (+6,4 ) ve yağ (+11,9), fiyatlarının güçlü bir şekilde artmasından bu yana Tafel'e uğrar olmuş.
Gıda maddeleri fiyatları geçtiğimiz Aralık ayında yüzde 6, enerji yüzde 18'in üzerinde zamlandı.
Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler, yoksulluk tepki yerine “bu bizim kaderimiz” deyişini yaşam düsturu haline getirmiş.
"Önceleri her alışveriş için 70 Euro harcarken, bugün bu 100 Euroyu aştı. Gıda maddeleri pahalandı. Geçinemiyoruz."
Yüksek enflasyon, "olağanüstü derecede güçlü bir reel ücret kaybı" ile sonuçlanıyor. Bu yıl ortalama ücret artışının yüzde 1,7'ye ulaşması muhtemelken, fiyatların ortalama yüzde 3,1 artması bekleniyor. Bu da yüzde 1,4'lük bir reel ücret kaybı anlamına geliyor.
"Enflasyon oranı" ne anlama geliyor?
Basitçe söylemek gerekirse, yüzde 5,0'lik bir enflasyon oranı, bir tüketicinin bir yıl önce 1.000 Euroya mal olan bir alışveriş sepeti için bugün 50 Avro veya yüzde 5,0 daha fazla harcamak zorunda kalması anlamına geliyor.
Bu alışveriş sepeti, hane halklarının satın aldığı mal ve hizmetlerin bir karışımını içerir. Yiyecek ve içeceklerin yanı sıra kira, giyim, geziler ve berber hizmetlerini de kapsıyor.