Tasarrufun bedeli: Yük yine en zayıf omuzlarda

|   Politika

Almanya'da muhafazakar partiler CDU/CSU ile sosyal demokrat SPD'nin oluşturduğu koalisyon hükümeti, göreve geldiği günden bu yana sosyal devlet alanında attığı adımlarla tartışmaların odağında yer alıyor. 

Hükümet, bütçe disiplinini sağlamak ve sosyal sistemi uzun vadede sürdürülebilir hale getirmek gerekçesiyle reformlar yaptığını savunurken, sendikalar ve sosyal yardım kuruluşları ise bu politikaların bedelini özellikle düşük gelirli kesimlerin ödediğini belirtiyor.

En dikkat çeken değişikliklerden biri, Bürgergeld uygulamasının kaldırılarak yerine Grundsicherung yani Temel Güvence sisteminin getirilmesi oldu. Yeni düzenlemeyle işsizlerin iş arama yükümlülükleri artırılırken, iş tekliflerini reddedenlere yönelik yaptırımlar da sertleştirildi. Sosyal kuruluşlara göre bu değişiklikler özellikle uzun süre işsiz kalan ve düşük gelirle yaşayan kesimleri daha fazla baskı altına alıyor.

Tasarruf politikalarının bir diğer ayağını göçmenlere yönelik entegrasyon kursları oluşturuyor. Dil ve uyum kurslarının bütçelerinde yapılan kesintiler nedeniyle yeni kursların sayısı azaltıldı, bekleme süreleri uzadı. Özellikle kadınlar ve Almanya'ya yeni gelen göçmenlerin kurslara erişimde daha fazla zorluk yaşadığı belirtiliyor.

Alman İş Ajansı ve Jobcenter'ların bütçelerinde yapılan kısıtlamalar da eleştiri konusu. Meslek edindirme ve yeniden eğitim programlarının kapsamı daraltılırken, işsizlere sunulan bireysel danışmanlık hizmetlerinde de kısıtlamalara gidildi. Uzmanlar, işsizlerin iş piyasasına kazandırılmasını hedefleyen programlarda yapılan tasarrufların uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Sağlık alanında da milyarlarca avroluk tasarruf programları gündemde. Hastanelere ayrılan bazı fonların azaltılması, araştırma projelerine ayrılan bütçenin küçültülmesi ve sağlık sigortalarının harcamalarını sınırlandırmaya yönelik önlemler sağlık çevrelerinde kaygıyla karşılanıyor. Benzer tartışmalar bakım sektöründe de yaşanıyor. Yaşlanan nüfusa rağmen yeni sosyal hakların genişletilmemesi ve harcamaların sınırlandırılmaya çalışılması, hem bakım hizmeti alanları hem de sektörde çalışanları etkiliyor.

Aile danışmanlığı, gençlik çalışmaları, gönüllü sosyal projeler ve demokratik katılım programlarına ayrılan kaynakların azaltılması da eleştirilen konular arasında yer alıyor. Sosyal kuruluşlar, bu tür programların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ve bütçe tasarruflarının ilk hedefi olmaması gerektiğini savunuyor.

Tüm bu uygulamalar nedeniyle yoksullukla mücadele eden kuruluşlar ve çeşitli sosyal dernekler hükümete yönelik eleştirilerini artırmış durumda. Eleştirilerin ortak noktası, tasarruf yükünün büyük ölçüde düşük gelirli kesimlerin omuzlarına bırakıldığı yönünde.

Hükümet ise farklı düşünüyor. Koalisyon ortakları, alınan önlemlerin insanları istihdama yönlendirmeyi, kamu maliyesini sağlamlaştırmayı ve sosyal devletin geleceğini güvence altına almayı amaçladığını iddia ediyor.

Önümüzdeki dönemde bu politikaların toplum üzerindeki etkileri daha net görülecek ve sosyal devletin geleceğine ilişkin tartışmalar Almanya gündemindeki yerini korumaya devam edecek.

 

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için