Tam yaptırım, zorunlu sağlık kontrolleri, güvensizlik: Yeni temel güvence gerçekten ne anlama geliyor?

|   Politika

Ne pahasına olursa olsun işe yerleştirme, daha az mesleki eğitim, daha sert yaptırımlar: Bürgergeld reformu, destek yerine baskıya dayanıyor. Sözü edilen tasarrufların sağlanıp sağlanamayacağı belirsizliğini korurken, etkilenenler için büyüyen asıl şey ise şu: varoluşsal korku.

“Daha kötüsü her zaman mümkündür.” Bundestag da muhtemelen böyle düşündü ve bu anlayışı yeni sosyal politika rehberi haline getirdi. Parlamento kararını verdi ve Bürgergeld’i adeta sistemden fırlatıp atmayı hedefledi. Onun yerine ise temel ilkeleri sertlik ve güvensizlik olan bir “Temel Güvence” sistemi getiriyor.

Yeni temel güvencenin beraberinde getirmesi öngörülen sertleştirmeler teknik ayrıntılar değil, bir paradigma değişiminin ifadesi: Üçüncü randevunun kaçırılmasından itibaren yardım hakkı tamamen kesilebilecek. “Doğrudan ve makul” olarak tanımlanan ilk iş teklifinin reddedilmesi bile tam yaptırıma yol açabilecek.

“İşgücü piyasasında yeterli iş yok”
Reformun resmi hedefi, iş bulmaya aracılık faaliyetlerine öncelik vermek. Ancak Thomas Wasilewski’ye göre bunun gerçekçi bir karşılığı bulunmuyor. Bürgergeld alan 1,8 milyon çalışabilecek durumda olan işsizin 1,2 milyonunun meslek eğitimi olmadığını hatırlatan Wasilewski, bu kişiler için yalnızca 120.000 iş yeri bulunduğunu söyledi. “Her on başvurandan dokuzu iş bulamıyor. İş bulamayanların nasıl yaşadığı ise kimsenin umurunda değil” dedi.

Wasilewski Junge Welt ile yaptığı söyleşide şunlara da dikkat çekti: „Gönüllü olarak çalıştığım gıda yardımı kuruluşuna, yiyecek hiçbir şeyi olmayan, evlerini kaybetmekten korkan insanlar geliyor. Ve sonra aylık 12.000 Euro kazananlar bu insanlara baskı yapıyor. Bu iğrenç bir durum. ” 

“Jobcenter randevuları çoğu zaman sembolik”
İş merkezlerindeki görüşmelerin çoğunda insanlara iş teklifi sunulmadığını söyleyen Wasilewski, bu randevuların çoğu zaman sadece kontrol amaçlı olduğunu ifade etti. Çalışabilir Bürgergeld alıcılarının yüzde 20’sinin 55 yaşın üzerinde olduğunu hatırlatan Wasilewski, bu kişilerin hayatlarının geri kalanında yoksullukla karşı karşıya kalacağını söyledi.

O halde neden bu politika?
Hükümetin bu politikayı neden izlediği sorusuna ise şu yanıtı verdi: Çalışanlara, işlerini kaybettiklerinde hayat standartlarının bir anda düşeceği korkusunun gösterildiğini ve bunun bir caydırma aracı olarak kullanıldığını söyledi. 

“Toplumsal muhalefet gerekli”
Durumun değişmesi için eleştirel medyaya, kilisenin daha aktif bir tutum almasına ve sendikaların direniş göstermesine ihtiyaç olduğunu belirten Wasilewski, mevcut politikaların yalnızca işsizleri değil tüm çalışanları etkilediğini sözlerine ekledi.

 

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için