Açıklamada, hastanelerin kapanmasına yol açabileceği belirtilen yeni sağlık düzenlemeleri, emeklilik sisteminin zayıflatılması, sekiz saatlik iş günü ilkesinin esnetilmesi, hastalık raporlarına yönelik denetimlerin artırılması ve sosyal yardım alanlara daha ağır yaptırımlar getirilmesi eleştirildi. Buna karşın büyük şirketlere vergi kolaylıkları sağlanması ve savunma harcamalarının artırılması da tepki çeken başlıklar arasında yer aldı.
Kuruluş ayrıca, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası'nın sınırlandırılmasının ve kamulaştırma imkanlarının daraltılmasının toplumsal muhalefeti zorlaştıracağını öne sürdü.
Gemeingut hükümetin krizlere çözüm üretmek yerine sosyal haklarda kesintiye gittiğini savunarak, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi, daha adil bir vergi sistemi ve sosyal devletin korunması çağrısında bulundu.
Kuruluşa göre asıl soru şu: Kriz dönemlerinde toplumun yükünü kim taşıyacak; vatandaşlar mı, yoksa daha güçlü ekonomik aktörler de sorumluluk üstlenecek mi?
Önümüzdeki dönemde sağlık politikaları, hastanelerin finansmanı, kamuya ait sosyal tesislerin korunması, üniversite binalarının özelleştirilmesi ve otoyol yönetiminin yeniden özel sermayeye açılmasına yönelik planlara karşı kampanyalar düzenleyeceklerini açıklayan kuruluş, vatandaşları da bu çalışmalara destek vermeye davet etti.