Sosyal devlet zayıflarken öfke büyüyor

|   Almanya

Bugünkü haberlerin her biri farklı bir alanı anlatıyor gibi görünüyor: Hastaneler kapanıyor, gençler çalıştıkları halde geçinemiyor, milyonlarca insan yakınlarına ücretsiz bakım veriyor ve bunun bedelini kendi geleceğinden ödüyor. Saksonya-Anhalt seçimlerinde ise seçmen, yerleşik partilere ağır bir mesaj gönderiyor.

Ama bütün bu haberlerin ortak bir noktası var:
İnsanlar giderek daha fazla yalnız bırakıldıklarını düşünüyor. Sağlık sistemine bakalım. Son otuz yılda Almanya’da 570 hastane kapandı. Kamu hastanelerinin payı azalırken özel işletmelerin payı hızla arttı. Şimdi de yeni tasarruf politikaları gündemde.

Gençlere bakalım. Meslek eğitimi alan ya da üniversitede okuyan gençler, yükselen kiralar ve hayat pahalılığı karşısında ay sonunu getiremiyor. Çalışmak, okumak ve geleceğini kurmak yetmiyor. Gençler bunun yanında ek iş yapmak, sosyal yaşamından ve hatta sağlıklı beslenmeden vazgeçmek zorunda kalabiliyor.

Bakım alanında da benzer bir tablo var. Milyonlarca insan yakınlarına evde bakıyor. Çalışma saatlerini azaltıyor, gelir kaybediyor ve kendi emekliliğini riske atıyor. Buna rağmen sistemin yükünü taşıyan bu insanlara yeterli sosyal güvence sağlanmıyor.

Ve bütün bunların üzerine siyasi bir gerçek ekleniyor:
Sosyal sorunlar büyürken, insanların öfkesi de büyüyor.

Saksonya-Anhalt seçimleri bunun son örneği. Yerleşik partilere duyulan tepki, AfD’nin güçlenmesine yarıyor. Ancak burada önemli bir çelişki var.

İnsanlar sosyal sorunlara, hayat pahalılığına, güvencesizliğe ve siyasi sisteme duydukları öfkeyle AfD’ye yönelirken, AfD’nin ekonomik ve sosyal politikalarının bu sorunları gerçekten çözüp çözmeyeceği ayrı bir soru.
Çünkü sosyal devlet zayıflarken ortaya çıkan boşluğu yalnızca seçim sandığında öfkeyle doldurmak, o boşluğu ortadan kaldırmıyor.

Asıl mesele burada.
İnsanların hastaneye ulaşabilmesi, gençlerin eğitim görürken yoksullaşmaması, yaşlıların bakım yükünün ailelerin omuzlarına bırakılmaması ve çalışan insanların insanca yaşayabilmesi...
Bunlar lüks değil. unlar sosyal devletin temel görevleri.
Eğer siyaset bu temel görevleri yerine getiremez ve insanlara sürekli “tasarruf etmek zorundayız” denirse, bir süre sonra insanlar şu soruyu sormaya başlar:
Tasarruf neden hep toplumdan isteniyor? Peki faturayı kim ödüyor?
Bugün Almanya’da büyüyen siyasi öfkenin arkasında belki de tam olarak bu soru yatıyor.
Ve bu soruya sosyal, demokratik ve ikna edici bir cevap verilmediği sürece, yalnızca AfD değil, toplumdaki güvensizlik ve kutuplaşma da büyümeye devam edecek.

 

Geri

 

Card image cap
înfo Magazin
Daha fazlasi için

YouTube
Card image cap
Türk Sanat Müziği
Daha fazlasi için
Card image cap
Mesleğe Adım Adım
Daha fazlasi için
Card image cap
İstekler Programı
Daha fazlasi için
Card image cap
SALI SALI Hakan
Daha fazlasi için