Zipf, özellikle bazı bölgelerde yeraltı suyu seviyelerinin kritik noktaya geldiğini belirterek, su tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini söyledi. İspanya gibi ülkelerde uygulanan su depolama ve kullanım kotalarının Almanya için de örnek olabileceğini ifade eden Zipf, tarım ve sanayinin su tüketimini azaltması gerektiğini vurguladı.
Çevre uzmanına göre nehirler ve su havzaları daha doğal hale getirilmeli. Nehir yataklarının betonlaştırılması ve taşkın alanlarının yapılaşmaya açılması yerine, doğal su depolama alanlarının korunması gerekiyor. Bu tür önlemlerin hem kuraklık dönemlerinde su rezervi sağlayacağını hem de aşırı yağışlarda sel riskini azaltacağını belirtti.
Sıcaklara karşı şehirler yeniden tasarlanmalı
Haziran ayında yaşanan sıcak hava dalgasında Robert Koch Enstitüsü'nün tahminlerine göre yaklaşık 5 bin 100 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Zipf, şehirlerin sıcaklara karşı daha dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Uzmanın önerdiği "3-30-300 kuralına" göre her insan evinden en az üç ağaç görebilmeli, mahallelerin en az yüzde 30'u ağaç gölgeleriyle kaplı olmalı ve herkesin en fazla 300 metre mesafede bir parka veya ormanlık alana ulaşabilmesi gerekiyor.
Özellikle yaşlılar, hastalar ve çocuklar gibi hassas grupların korunması gerektiğini belirten Zipf, hastaneler, bakım evleri ve okulların sıcak hava koşullarına uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Binalarda iklimlendirme sistemlerinin yanı sıra çatı ve cephe yeşillendirmelerinin artırılması gerektiğini vurguladı.
"Ağaçları feda etmek siyasi başarısızlık"
Zipf, kent planlamasında yeşil alanların ve su kaynaklarının daha baştan zorunlu olarak dikkate alınması gerektiğini belirtti. Otoyol, yol ve otopark projeleri için ağaçların kesilmesini eleştiren Zipf, kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna kent doğasının yok edildiğini söyledi.
Çevre örgütü, iklim koruma ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarının Almanya Anayasası'nda ortak devlet görevi olarak tanımlanması önerisini destekliyor. Zipf'e göre bu adım, belediyelerin gerekli yatırımlar için yeterli mali desteğe kavuşmasını sağlayabilir.
Merz hükümetine sert eleştiri
Başbakan Friedrich Merz'in sıcak hava dalgaları ve iklim krizine ilişkin sessiz kalmasını eleştiren Zipf, hükümetin iklim değişikliğinin insan yaşamını tehdit eden sonuçlarını görmezden geldiğini savundu.
Zipf, Fransa gibi bazı ülkelerde sıcak hava dalgaları için erken uyarı sistemleri bulunduğunu, Almanya'nın da benzer uygulamalara geçmesi gerektiğini söyledi. Aşırı sıcak dönemlerinde hastanelerde personel takviyesi yapılması gerektiğini belirten Zipf, kentlerde iklim koşulları dikkate alınmadan hızlandırılmış yapılaşma politikalarının uygulanamayacağını ifade etti.
Çevre örgütlerinin karar süreçlerinde yeterince dikkate alınmadığını da söyleyen Zipf, inşaat projelerini hızlandırma amacıyla çevre denetimlerinin ve katılım haklarının azaltılmasının doğa açısından geri adım anlamına geleceğini dile getirdi.