Son günlerde İran’ın stratejisinde değişikliğe gittiği ve özellikle enerji altyapılarını hedef aldığı belirtiliyor. Tahran yönetimi, Körfez ülkelerini ABD’yi desteklemekle suçlayarak saldırılarını bu ülkelere yöneltiyor.
Enerji altyapısı hedefte: Küresel etkiler büyüyor
Bölgedeki son saldırılar, İran ile Katar’ın ortaklaşa kullandığı dünyanın en büyük doğalgaz sahasında gerçekleşti. Bu saha, İran’ın iç tüketiminin yaklaşık %70’ini karşılıyor.
Öte yandan Katar’daki dünyanın en büyük LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) tesisinin de ağır hasar aldığı bildirildi. Yetkililere göre bu durum, ihracatı yaklaşık %17 oranında azaltacak ve tesislerin onarımı yıllar sürecek.
Ayrıca Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki petrol rafinerileri de saldırıların hedefi oldu.
Hürmüz Boğazı kapalı, petrol akışı durdu
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması nedeniyle petrol tankerlerinin geçişi büyük ölçüde durdu. Bu durum, Körfez ülkelerinin temel gelir kaynağı olan petrol ihracatını ciddi şekilde sekteye uğrattı.
Körfez ülkeleri baskı altında
Körfez ülkeleri, bu savaşın tarafı olmadıklarını iddia ederken en büyük zararı gören taraflardan biri olduklarını belirtiyor. Kısa vadede ekonomik kayıpları telafi edebilecek durumda olsalar da uzun vadede ciddi riskler söz konusu. Özellikle turizme yönelen Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler için güvenlik algısının zedelenmesi büyük tehdit oluşturuyor.
Dubai gibi uluslararası cazibe merkezlerinin hedef alınması, bölgenin ekonomik modelini tehlikeye sokacağı ifade ediliyor.
Askeri gerilim tırmanabilir mi?
ABD Başkanı Donald Trump ile Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Mohamed bin Zayed Al Nahyan arasında da bir görüşme gerçekleştirildi. ABD, bölge ülkelerine destek mesajı verdi.
Ancak saldırıların sürmesi halinde Körfez ülkelerinin askeri olarak savaşa dahil olma ihtimali giderek artıyor.
Enerji fiyatları yükseliyor
İran’ın enerji tesislerini hedef alan saldırıları nedeniyle petrol ve doğalgaz fiyatları hızla yükselmeye devam ediyor. Bu durumun küresel ekonomide yeni dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor.
İran, Berlin’den Ramstein’ın ABD tarafından kullanımına ilişkin açıklama talep etti
Almanya’daki İran Büyükelçisi Mecid Nili, hükümetten ABD’nin Ramstein Hava Üssü’nü ülkesine yönelik saldırılar için kullanıp kullanmadığına dair bir “açıklama” talebinde bulundu.
Nili, Perşembe günü Berlin’de AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, Rheinland-Pfalz eyaletindeki askeri üssün rolünün Tahran açısından şu ana kadar “resmi olarak net olmadığını” söyledi.
“Şu ana kadar herhangi bir yanıt alamadık” diyen Büyükelçi, “Onlardan, Ramstein’ın rolüne ilişkin bir açıklama ya da netlik talep ettik” dedi.
Nili bu bağlamda, bir devletin topraklarının veya hava sahasının başka bir devlet tarafından kullanılmasına ilişkin bir Birleşmiş Milletler kararına da atıfta bulundu. Buna göre, söz konusu ülke “saldırıya veya agresyona ortak olmak” durumuna düşebilir, dedi.
Nili, “Bunun Ramstein için geçerli olup olmadığını henüz bilmiyoruz” diye konuştu.
İran savaşı LNG piyasasını sarstı: Almanya için risk artıyor
Katar’daki saldırılar sonrası Avrupa’da doğalgaz fiyatları sert bir şekilde yükseldi. Uzmanlar, asıl krizin 2026 kışında yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
İran’ın Katar’daki LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) tesislerine yönelik saldırıları, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Avrupa’da gaz fiyatları kısa sürede yüzde 35’e kadar artarken, petrol fiyatları da savaşın başlangıç seviyelerine yaklaştı.
QatarEnergy CEO’su Saad al-Kaabi, ülkenin LNG ihracat kapasitesinin yaklaşık yüzde 17’sinin ağır hasar nedeniyle yıllarca devre dışı kalabileceğini açıkladı.
Gerilim tırmanıyor: Enerji altyapıları hedefte
İran Devrim Muhafızları, Körfez’deki petrol ve gaz tesislerinin boşaltılması çağrısında bulunarak çatışmanın “kapsamlı bir ekonomik savaşa” dönüştüğünü duyurdu.
Gerilimin tırmanmasında, İsrail’in İran’daki dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olan South Pars bölgesine düzenlediği hava saldırıları etkili oldu. Söz konusu saha, İran’ın gaz ihtiyacının büyük bölümünü karşılıyor.
Almanya için uyarı: Şimdilik kriz yok, risk büyük
Almanya doğrudan bir arz kesintisi yaşamasa da dolaylı etkiler artıyor. Ülkenin gaz depoları yaklaşık yüzde 20 seviyesinde dolu ve küresel rekabetin artması fiyat baskısını yükseltiyor.
Almanya’nın LNG tedariki büyük ölçüde Norveç, Hollanda, Belçika ve ABD’ye dayanırken, Katar ile yapılan anlaşmalar henüz tam kapasite devreye girmedi.