Üniversite Hastaneleri Birliği ile BG-Kliniken’in ortak önerisine göre, 37 üniversite hastanesi, 13 BG-Kliniken ve beş askeri hastane birlikte çalışacak. Almanya’nın yaralı askerlerin tedavisi için dört bölgeye ayrılması, ilaç ve kan stoklarının artırılması, sağlık çalışanlarının da savaş koşullarına yönelik eğitim ve tatbikatlara katılması öngörülüyor.
Junge Welt’in haberine göre, hastane yöneticileri, kriz hazırlıkları için federal hükümet ve eyaletlerden milyarlarca euroluk yatırım ve yeni yasal düzenlemeler istiyor.
Ancak Alman Hastaneler Birliği Başkanı Gerald Gaß, kriz hazırlıklarının günlük sağlık hizmetlerini zayıflatmaması gerektiğini vurguluyor. Gaß’a göre Almanya’daki hastanelerin yaklaşık yüzde 70’i zarar ediyor. Ayrılacak kaynakların mevcut sağlık hizmetleriyle personel ve para açısından rekabete girmemesi gerekiyor.
BSW Genel Sekreteri Oliver Ruhnert ise savaş için hazırlanan hastaneler yerine, insanların ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir sivil sağlık sistemine yatırım yapılmasını savunuyor.
Tartışmanın merkezinde önemli bir çelişki var: Almanya’da birçok hastane personel eksikliği, kapatılan servisler ve mali sorunlarla mücadele ederken, olası savaş senaryoları için milyarlarca euroluk yatırım gündeme geliyor.
Eleştirmenlere göre sağlık sisteminin önceliği, askeri ihtiyaçlara göre yeniden yapılanmak değil, herkesin nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamak olmalı. Çünkü olası bir savaşın yaralıları henüz bir senaryodan ibaret; hastanelerdeki personel ve finansman sıkıntısı ise bugünün gerçeği.