Sağlık Bakanı Nina Warken’in görevlendirdiği cüzdanları dolu “Sağlık Finans Komisyonu”, yasal sağlık sigortasının mali yapısını istikrara kavuşturmak amacıyla 66 maddelik bir reform paketi hazırladı. Ancak açıklanan öneriler, özellikle sigortalılar üzerindeki yükün artacağı gerekçesiyle yoğun eleştirilere neden oldu.
Planların merkezinde ise tasarruf önlemleri yer alıyor. Komisyon, sağlık harcamalarının gelirlere göre şekillendirilmesini öngören bir politika önerirken, özellikle hastaların sisteme daha fazla katkı yapmasını istiyor. Buna göre hastaların yaklaşık 4,1 milyar euro ek yük üstlenmesi planlanıyor. İlaçlar için ödenen katkı paylarının artırılması, mevcut üst sınırın 10 eurodan 15 euroya çıkarılması ve hastane yatışlarında günlük ödemelerin yükseltilmesi gündemde.
Ayrıca hastalık parası azaltılacak ve süresi sınırlandırılacak. Diş protezlerine yönelik devlet katkılarının düşürülmesi de öneriler arasında yer alıyor. En çok tartışılan başlıklardan biri ise ücretsiz eş sigortasının kaldırılması. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde milyonlarca kişinin aylık en az 200 euro sağlık sigortası ve ek olarak bakım sigortası primi ödemek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Komisyon ayrıca tütün ve alkol vergilerinin artırılmasını ve şekerli içeceklere yeni bir vergi getirilmesini öneriyor. Bu adımlarla hem ek gelir sağlanması hem de sağlıksız tüketimin azaltılması hedefleniyor. Bunun yanında devletin, Bürgergeld alanların sağlık giderlerini tamamen üstlenmesi halinde sistemin yaklaşık 12 milyar euro rahatlayabileceği ifade ediliyor.
Tasarruf planları yalnızca hastaları değil, sağlık sektöründeki diğer aktörleri de kapsıyor. Doktor ücretlerinde kesinti ihtimali gündeme gelirken, ilaç firmalarına uygulanan indirim oranlarının artırılması ve yeni ilaçların daha düşük fiyatlarla sisteme dahil edilmesi tartışılıyor. Hastaneler ise en büyük maliyet kalemi olarak öne çıkıyor. Bu alanda özellikle bakım bütçesi ve personel kullanımı üzerinden yeni düzenlemeler planlanıyor.
Ancak reform önerileri hem sosyal kuruluşlar hem de muhalefet tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Eleştirmenlere göre planlar, mali yükü adil dağıtmıyor ve özellikle düşük gelirli kesimleri daha fazla baskı altına sokuyor. Sosyal yardım kuruluşları, dayanışma ilkesinin zayıflatılacağı uyarısında bulunurken, muhalefet temsilcileri sigortalıların zaten tarihsel olarak yüksek katkı payları ödediğini ve buna rağmen hizmet kalitesinin düştüğünü savunuyor.
Uzmanlar ise sağlık sistemindeki mali sorunların yalnızca tasarruf önlemleriyle çözülemeyeceğini vurguluyor. İlaç sektöründeki yüksek kâr oranları ve sistemin finansman yapısındaki dengesizliklerin de ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Daha geniş tabanlı bir sigorta modeli tartışmaları da yeniden gündeme geliyor.
Komisyonun önerilerinin ne ölçüde hayata geçirileceği ise lobilerin ısrarına bağlı. Reform paketinin kısa sürede yasalaştırılması hedeflenirken, sağlık sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşması bekleniyor.