Polonya’da doğurganlık oranı kadın başına sadece 1,1 çocuk olarak kaydedildi. Bu oran, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli seviyenin çok altında.
Rakamlar tabloyu net biçimde ortaya koyuyor: Polonyalı ailelerin yüzde 53’ünün yalnızca bir çocuğu var. Yüzde 35’inin iki, yüzde 9’unun üç ve sadece yüzde 3’ünün dört ya da daha fazla çocuğu bulunuyor.
2024 yılında ise 252 bin bebek dünyaya geldi. Bu sayı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kaydedilen en düşük doğum oranı olarak dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre düşük doğum oranlarının nedenleri Avrupa genelinde büyük ölçüde aynı: İş hayatına geç başlanması, artan hayat pahalılığı ve konut sorunu. Bu koşullar, birçok Polonyalının aile kurma konusunda tereddüt etmesine yol açıyor.
Görüşüne başvurulan bir kadın, durumu şu sözlerle özetliyor:
“Dünyanın her yerindeki savaşlar ve krizler yüzünden, Polonya’da da giderek daha az insan çocuk sahibi olmak istiyor.” Bu durumun, Varşova başta olmak üzere ülke genelinde yaşanan konut sıkıntısıyla da yakından ilişkili olduğu vurgulanıyor.
Doğum oranlarındaki düşüş, anaokullarına da doğrudan yansıyor.
Bazı anaokulları boş kalırken, bir yetkili, “Bu yıl bu anaokulu için sadece 4 kayıt aldık” sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
Siyasi olarak bölünmüş Polonya’da çözüm önerileri de farklılık gösteriyor. Muhafazakâr Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki en az iki çocuğu olan ailelerin maddi olarak rahatlatılmasını ve bu ailelerin gelir vergisinden muaf tutulmasını savunuyor.
Merkez-sol hükümet ise, çocuk sahibi olmak isteyenleri destekleyen
devlet programları ve sosyal önlemlerle doğum oranlarını artırmayı hedefliyor.
Polonya’daki bu tablo, yalnızca ülke için değil, Avrupa’nın genelinde derinleşen demografik krizin de bir yansıması olarak görülüyor.