Kadın düşmanı söylemler, cinsel saldırılar, kokain kullanımı, şiddet ritüelleri ve Hitler selamı gibi aşırı sağcı sembollerin kullanılması gündeme geldi. Olayların merkezinde, 26. Paraşüt Alayı bulunuyor.
Geçtiğimiz yaz kadın askerlerin şikâyeti üzerine Savunma Ombudsmanı Henning Otte’ye yapılan başvurular sonrası savcılık ve askeri istihbarat 50’den fazla asker hakkında soruşturma başlattı. İlk şikâyetlerin ise Ekim 2024’te dönemin Ombudsmanı Eva Högl’e ulaştığı belirtiliyor. Skandal, Aralık ayı sonunda Frankfurter Allgemeine Zeitung’da çıkan bir haberle ülke gündemine taşındı.
Savunma Bakanı Boris Pistorius, “tam şeffaflık” ve “eksiksiz aydınlatma” sözü verdi. Kara Kuvvetleri Komutanı Christian Freuding, şu ana kadar 9 askerin ordudan atıldığını, 4 asker için daha ihraç süreci başlatıldığını açıkladı. Toplam 55 şüpheli bulunuyor. 18 disiplin cezası verildi, 20 olayda askeri savcılık, 16 olayda ise sivil savcılık soruşturma yürütüyor. 17 asker için geçici görevden uzaklaştırma kararı alındı.
Savunma Komisyonu Başkanı Thomas Röwekamp (CDU), olayların ordunun (Bundeswehr) itibarına büyük zarar verdiğini söyledi. En büyük tehlikenin, “gençlerin orduya katılma isteğinin zedelenmesi” olduğunu vurguladı. Röwekamp ayrıca, olayların uzun süre fark edilmeden devam edebilmiş olmasının, komuta kademesinin sorumluluk ve denetim görevini yerine getiremediğini gösterdiğini belirtti. “Bu sadece bireysel hatalar değil, birliğin kültüründe ve yapısında ciddi sorunlar olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
Junge Welt’in haberine göre, bu endişeler, vicdani ret başvurularındaki büyük artışla da doğrulanıyor. Aile ve Sivil Toplum Dairesi’ne göre 2025 yılında 3.867 kişi askerlik yapmayı reddetmek için başvuruda bulundu. Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 72 artış anlamına geliyor.
Alman Barış Topluluğu (DFG-VK) ise bu artışı olumlu karşılıyor. Kuruluşun siyasi yöneticisi Michael Schulze von Glaßer, vicdani ret bilgilendirme sitesi verweigern.info’nun geçen yıl 850.000 civarında ziyaret edildiğini söyledi. Paraşütçülerdeki skandaldan şaşırmadığını belirten Schulze von Glaßer, “Bu tür davranışlar, militarizmin milliyetçi, şiddet yanlısı ve otoriter yapısında zaten mevcut” dedi. Çoğu zaman sorumluların sadece başka birliklere gönderildiğini, gerçek yaptırımların nadir olduğunu belirtti.
Schulze von Glaßer, “Bir sonraki ordu (Bundeswehr) skandalı da kaçınılmaz” diyerek gençlere çağrıda bulundu:
“Biz gençlere, askerliği reddetmelerini ve ordudan (Bundeswehr) uzak durmalarını tavsiye ediyoruz.”