Son anketlerde AfD yüzde 37-38 ile önde, SPD ise yüzde 33-34 seviyesinde.
2021 seçimlerinde SPD yüzde 39,6 oy alırken AfD yüzde 16,7’de kalmıştı. AfD’nin oyunu dört yıl içinde iki kattan fazla artırması, eyaletteki siyasi dengelerin ne kadar değiştiğini gösteriyor.
Seçimin sonuçları Berlin’deki federal hükümet açısından da yakından izlenecek. Mecklenburg-Vorpommern’da CDU’nun anketlerde yaklaşık yüzde 7’ye kadar gerilemesi, Friedrich Merz yönetimi açısından ciddi bir uyarı.
Ancak seçimde asıl dikkat çekici olan yalnızca partilerin oy oranları değil.
Hayat pahalılığı, konut sorunu, iş ve ekonomik gelecek kaygısı seçmenin gündeminde.
Hükümet iyiye gidiş duyuruları yapsa da Almanya genelinde yaklaşık 1,5 milyon insanın temel gıda ihtiyacını karşılamak için Tafeln’e başvurması, sosyal sorunların boyutunu ortaya koyuyor. Üstelik artan enerji, ulaşım ve işletme harcamaları Tafeln’i de zor durumda bırakıyor.
Bu tablo, seçimlerin arkasındaki daha büyük soruya işaret ediyor:
İnsanların ekonomik güvenliği azalırken, siyasete ve siyasi partilere duyulan güven neden giderek zayıflıyor?
Mecklenburg-Vorpommern seçmeni 20 Eylül’de yalnızca hangi partiye oy vereceğine karar vermeyecek. Sandıktan çıkacak sonuç, Almanya’daki sosyal ve siyasi güven krizinin hangi yönde ilerlediğine dair de önemli bir mesaj verecek.