Trump, adanın ekonomik yaptırımlar ve Venezuela’dan petrol tedarikinin kesilmesi nedeniyle “çöküşün eşiğinde” olduğunu söyledi. Askeri müdahalenin şu aşamada gerekli olmadığını, ekonomik baskının yeterli olacağını belirtti.
Junge Welt’in haberiner göre, buna karşılık Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Havana’da binlerce kişi önünde yaptığı konuşmada ABD’yi “faşist devlet terörizmi” ile suçladı ve halkı “emperyalist güçlere karşı birlik olmaya” çağırdı. Ülke genelinde dayanışma gösterileri düzenlendi ve Caracas’ta öldürülen 32 Küba güvenlik görevlisi için iki günlük yas ilan edildi.
Havana Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, CELAC toplantısında Latin Amerika’nın ABD’nin arka bahçesi olmadığını vurguladı. Trump ise Küba’yı “başarısız bir devlet” olarak nitelendirirken, Rubio batı yarımküresinin ABD’nin düşmanları için üs haline gelmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Doğrudan bir askeri müdahale olası görünmese de, Venezuela’dan ucuz petrol tedarikinin kesilmesi ve ABD ambargosu, Küba ekonomisini daha da zor durumda bırakıyor. Bu gelişmeler, uluslararası dayanışma ve müttefiklerin desteğini daha kritik hâle getiriyor.