Araştırma özellikle 25 yaş altındakiler arasında yoksulluğun yaygınlaşmakta olduğunu gösteriyor. Kassel'deki sayılar ise yükselmeye devam ediyor. Buna göre Kassel'de çocukların yüzde 28’i, gençlerin ise yüzde 11’i yoksul. Bu sayılar Hessen'deki en yüksek yoksulluk oranı anlamına geliyor.
Kassel belediyesinden yapılan açıklamada sayıların yükselmesinin doğrudan mülteci sayısının artmasıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Corona pandemisi ve enerji krizi ile bu durumun daha da kötüleştiğini belirten Çocuk ve Gençlik Encümeni Nicole Maisch, “çocuklar arasında yoksulluğun yaygınlaşmasını kabul etmemeliyiz“dedi.
Çocukların yoksul olmasının temel nedenlerinden birisinin ebeveynlerinin işsiz olması ve dar gelirli kesimler arasında yer almasıdır diyen Maisch, Kassel belediyesinin artan yoksullukla farklı biçimlerde mücadele ettiğini iddia etti.
Belediye yetkilileri Sonbaharda Yoksulluğa Karşı Kassel Paktı kurulduğunu, böylece yoksullukla mücadelede yerel olanakların koordine edildiğini ve nokta atışıyla yardımların en fazla ihtiyacı olan kesimlere yönlendirildiğini ileri sürdü.
Basında da çocuklar ve gençler arasındaki yoksulluk oranları konusunda farklı sayılar yer aldı. Almanya'da yoksulluktan etkilenen çocuk ve gençlerin sayısı, hesaplama yöntemlerine göre 1,9 milyon veya 2,8 milyon olarak veriliyor.
Ancak sorumlu bakanların Alman Parlamentosu’nda yaptıkları konuşmalarda, geçen sonbahar ayında 4,1 milyon çocuk ve gencin yoksulluktan etkilendiğini açıklamaları basında pek yer almadı.
Bu sayıları Alman Parlamentosu’nun oturum tutanaklarında okumak hala mümkün. Bertelsmann araştırmasına göre, Almanya'daki genç yetişkinlerin yüzde 7,1'i, yani 25 yaş altındaki 432.000 genç Vatandaş Parası (Bürgergeld) alıyor.
Bu da gösteriyor ki, sermaye kesimlerinin siyasi temsilciliğini yapan hükümetler yoksullukla değil, yoksullarla mücadele ediyor.