Kassel şehir merkezi seçim afişleriyle dolu. Sokaktaki vatandaşlara önemli siyasi konuları sorduklarında çoğu kişi omuz silkiyor veya akıllarına hiçbir şey gelmediğini söylüyor. HR’nin yaptığı rastgele bir ankette de kimse önemli bir yerel konudan bahsedemiyor.
Siyaset bilimci Wolfgang Schroeder, seçmenlerin kendilerini ilgilendiren ve temel kararların alındığı bir konu olmadığını düşündüğünde oy kullanma motivasyonunun düştüğünü belirtiyor. Özellikle artan erken oy kullanan mektup seçmenler nedeniyle partilerin kampanyayı çoktan “sıcak döneme” taşıması gerektiğini vurguluyor.
Ancak seçim afişlerinde somut talepler yerine genel sloganlar öne çıkıyor:
• Yeşiller: “Şehir ve Gelecek – Kassel her ikisini de başarabilir.”
• CDU: “Trafik tekrar akıyor.”
• SPD: “Kassel – Gönüllülük başkenti.”
• Sol Parti: “Konut fakirleştirmemeli.”
• FDP: “Köpek vergisini kaldırın!”
Schroeder, afişlerin hâlâ kampanyanın temelini oluşturduğunu söylüyor, fakat koalisyonun sessiz yönetimi ve SPD’nin hâlâ toparlanma süreci nedeniyle partiler kamuoyunda sert tartışmalara giremiyor. AfD neredeyse görünmez durumda; Sol Parti ve FDP ise bazı konularda net mesajlar veriyor.
Schroeder, Kassel’in gerçek sorunlarının ise iklim değişikliği, yapay zekâ çağı, altyapı yatırımları ve özellikle yoksulluk olduğunu belirtiyor. Ancak bu konular kampanyada yeterince tartışılmıyor, bu da seçimlerde yapısal bir mobilizasyon eksikliğine yol açıyor.