“Alman devleti sırf otobüs bileti yok diye insanları tutuklatıyor, taciz ediyor, hapse attırıyor.” Jan Böhmermann, Cuma günkü programında bu durumu izleyicilerinin bilincine çıkarmak için çabaladı: "Biletsiz toplu taşıma aracına binmek, Almanya'da 'cinayet ve insan kaçakçılığı' gibi ceza gerektiren bir suç olarak kabul ediliyor".
Kulağa aptalca mı geliyor? Ama bu böyle. Çünkü Ceza Kanunu'nun 265a maddesi, bunu dolandırıcılık yoluyla menfaat elde etmek olarak tanımlıyor.
Jan Böhmermann’a göre Nazi yasası nedeniyle kaçak yolculuk yapanlar hapse girmek zorunda. Çünkü: "Yasa, biz Almanların henüz insan hakları sözleşmelerinin zincirlerine bağlı olmadığı, diğer insanlara karşı acımasız olma özgürlüğünden henüz mahrum bırakmadığı bir zamandan geliyor." Bu lanet olası paragraf "Alman anayasal devletinin en parlak döneminden, 1935"ten geliyor. Yani Nazi Almanya’sı döneminden geliyor.
Hartz IV alıcılarına standart tarife üzerinden hareket özgürlüğü karşılığında aylık 40,01 Euro ödeniyor. Ancak Dresden'de bir sosyal bilet 47,70 Euro, Frankfurt'ta 56,10 ve Hamburg'da 90,20 Euro.
Şaka gibi: Her yıl 7.000 insan Almanya’da “biletsiz” diye tutuklanıyor. Buna yedek hapis cezası deniyor. Yoksul olduğu için hapis. Jan Böhmermann federal eyalet çalışma grubunun 2019 iç raporundan alıntı yapıyor: "Gözaltı maliyetleri eyaletlerde 2013-2015 yılları arasında 98.10 ile 188.12 Euro arasında değişiyor. Bu şu anlama geliyor: Bu 7.000 yoksul hepimize yılda 40 milyon Euro'ya mal oluyor.
Jan Böhmermann: “Toplu taşıma araçlarına kaçak binenlerin tutuklanması vergi mükelleflerine yılda 40 milyon Euroya mal oluyor” dedi.
Büyük Alman kentlerinin üçte birinde sosyal biletler o kadar pahalı ki, az parası olan insanlar bunu karşılayacak durumda değil. Ve: “Para yok, bilet yok. Bilet yok, hapis.
Jan Böhmermann ve ekibi fakir insanlara Noel'de özgürlük verdi
Jan Böhmermann ve 28 kişilik ekibi, “çoğunlukla posta kutusu bile olmayan işsiz insanlar, akıl hastaları, bağımlılık sorunları olan insanlar ve çoğu zaman evsizler” den oluşan yedi insanın borcunu ödeyerek onların Noel’de hapse girmesini engelledi.
Tüyler ürpertici. Geriye bir soru kalıyor. Neden Estonya'nın başkenti Tallinn'de toplu taşıma herkes için ücretsizken, şehir merkezinde araba kullanmak paralı? Ve neden bizde durum tam tersi? Bunu iyice düşünün.
