Berlin, Hamburg, Frankfurt ve Kassel gibi çok sayıda kentte göstericiler üzerinde “Filistin’e özgürlük”, “Kudüs Filistin’in başkenti” ve “AB utan” yazan döviz ve pankartlar ile Filistin bayrakları taşıdı ve İsrail aleyhine sloganlar attı.
7 Mayıs’ta başlayan İsrail güvenlik güçlerinin Filistinli sivillere karşı giriştiği vahşi saldırılar kesintisiz biçimde sürüyor.
Tabii gelenek olduğu gibi BM ve pek çok ülkeden yapılan açıklamalarda, taraflara “itidal” tavsiye ediliyor, “Sorunların konuşarak çözülmesi” isteniyor.
İslam ülkelerinden ise açıklamalar ötesinde etkin bir tutum yok!
Bu yüzden İsrail, Filistinlilere yönelik saldırılarını, ABD’nin ve Almanya’nın açık desteği ile, hiçbir engelle karşılaşmadan sürdürebiliyor.
Evrensel gazetesinden İhsan Çaralan’ın yerinde tespitiyle, İslam ülkelerinin“ümmeti” göreve çağırmasıyla sorunu İslam’la Hristiyan-Yahudi medeniyetleri arasındaki, “Medeniyetler Savaşı” çizgisine çekmesi protesto gösterilerine ilgiyi azalttı.
Bir zamanlar Filistin poşularıyla protesto gösterilerine katılan Almanlar, dünkü protesto gösterilerinde görülmedi. İhvancı Hamas tarafından İslamist çizgiye çekilen Filistin sorunu, dünya demokratik kamuoyunun her ülkeden ilerici demokrat güçlerin desteğinden yoksun hale geldi.
Filistin mücadelesi, 1990’lara kadar, bir Yahudi-İslam ya da İslam-Yahudi-Hıristiyan mücadelesi değil, “laik ve demokratik bir Filistin” için Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı mücadelesiydi.
Bugün ise tam tersine “Ümmetin İsrail’e karşı mücadelesi”, daha genelde de “İslam’la Yahudi-Hıristiyan Yahudi savaşı” çizgisinde bir mücadeleye çekilmesiyle Avrupa’daki ve Almanya’daki demokratik güçlerin desteğini kaybetti.
Böylece “ümmet”in desteğine bağlanan Filistin davasının eskisi kadar bile etkili olmayacağı bir döneme girildi.