Nürnberg’teki kozmetik ürünler satan Müller mağazasında çalışan Çiğdem K., iş yerinde taktığı başörtüsüne izin vermeyen şirketi mahkemeye vermiş ve kazanmıştı. Bir üst mahkeme olan Bavyera Eyalet İş Mahkemesi de işverenin açtığı temyiz davasını geçen yıl reddetmiş ve Çiğdem K.’yi haklı bulmuştu.
Dün müşterilerle temas kuracak şekilde çalışmasına izin verilmeyen kadının davası Almanya İş Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme dosyayı Lüksemberg’daki Avrupa Adalet Divanı'na sevk etme kararı aldı.
Avrupa Adalet Divanı'nından çıkacak karar şirketlerin müşterilere tarafsız görünmek için çalışanların temel haklarına müdahale edip edemeyeceği konusunda emsal teşkil edecek.
Neden dava açıldı?
Almanya’nın Nürnberg kentinde yaşayan 35 yaşındaki Çiğdem K., annelik izninin ardından 2002 yılında çalışmaya başladığı kozmetik ürünler zinciri Müller’deki işine geri dönmek istemişti. Ancak başörtüsü takmaya başladığı için müşterilere danışmanlık yapmasına veya kasada çalışmasına izin verilmemişti. 2016’da K.’dan başını açarak işe gelmesini isteyen işveren, buna gerekçe olarak da yaklaşık 15.000 kişinin çalıştığı şirkette geçerli olan kıyafet yönetmeliğini göstermişti.
Bunun üzerine K., işyerinde başörtüsü yasağı ile din özgürlüğünün kısıtlandığı gerekçesiyle Nürnberg İş Mahkemesi’nde 2017 yılında açtığı davayı kazanmıştı. Bir üst mahkeme olan Eyalet İş Mahkemesi ise din özgürlüğünün öncelikli olduğuna işaret etmiş ve işverenin açtığı temyiz davasını 2018’de reddederek, bir alt mahkemenin kararını onamıştı.
Avrupa Adalet Divanı'nın 2017 yılındaki kararı
Belçika ve Fransa’da Müslüman kadınların şikayetlerini değerlendiren Avrupa Adalet Divanı, eğer işyerinde dünya görüşüne ilişkin semboller yasaklanmışsa ve bunun da gerekçeleri belirtiliyorsa başörtüsü takılmasına izin verilmeyebileceğine hükmetmişti.
Mahkeme, bunun ayrımcılık olmayacağı kararına varmıştı. İşverenin, müşterilerine karşı tarafsız bir görüntü vermek istemesinin de anlaşılabilir olduğuna işaret edilmişti.