ABD Başkanı Donald Trump, siyahların yaşadığı Baltimore seçim bölgesinin “iğrenç, sıçan ve fare yuvası” olduğunu söyledi.
Bu, Trump’ın Kongre üyelerine yönelik ilk hakareti değil. Trump, iki hafta önce de Temsilciler Meclisi’nin azınlık üyesi dört kadın hakkında 'tam bir felaket olan ve suçun istila ettiği ülkelerine geri dönme ve durumu düzeltme' çağrısı yapmış ve
"Hükümetleri tam bir felaket olan, dünyanın en kötü, en yozlaşmış ve beceriksiz ülkelerinden gelen Kongre'nin "ilerici" Demokrat kadınlarını görmek çok ilginç. Şimdi yüksek sesle ve şiddetle dünyanın en büyük ve en güçlü ulusu olan ABD halkına, hükümetin nasıl yönetilmesi gerektiğini söylüyorlar. Neden tamamen felaket olan ve suça bulaşmış ülkelerine geri dönüp düzeltmeye yardımcı olmuyorlar? .." demişti.
Muhalefete göre Trump, kışkırtıcı söylemlerle beyaz işçi sınıftan destek almayı ve Amerika’daki kültürel değişimden rahatsızlık duyan seçmenleri kendisine çekmeyi umuyor.
Evet, bu iktidar olmanın veya iktidarda kalmanın stratejisi. Demokratların Trump’ın ırkçı politikalarını destekleyenlere cevabı nedir? Bu insanları ırkçı politikaya destek verir hale getiren sosyo-ekonomik durum nedir?
Cevap? Yok.
İşte “Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi Metni” (1776)
Tüm insanların eşit yaratıldığını, Yaradanları tarafından kendilerine devredilemez hakların verildiğini ve bu hakların Yaşam, Özgürlük ve Mutluluğa erişme haklarının bulunduğu gerçeklerinin apaçık ortada olduğunu kabul ediyoruz. Bu hakları güvence altına almak amacıyla insanlar arasında adil güçlerini, yönetilenlerin onayından alan yönetimler kurulur. …”