ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda 153 yerleşim biriminde 504 noktanın hedef alındığı, 787 insanın hayatını kaybettiği açıklandı.
İsrail Hava Kuvvetleri, öğle saatlerinde Teheran’ın kalbinde güvenlik tesislerine yeni bir saldırı başlattı. Şehir merkezinde, Parlamento yakınlarında şiddetli patlamalar kaydedildi. İran Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, X sosyal medya hesabından ABD ile herhangi bir müzakereye karşı çıktı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın “hayali planlarının bölgeyi kaosa sürüklediğini” belirtti.
Aynı gün İsrail de saldırılardan nasibini aldı. İran Devrim Muhafızları, Tel Aviv, Hayfa ve Kudüs’ü hedef aldıklarını açıkladı. Ayrıca Başbakan Benjamin Netanyahu’nun resmi ikametgâhı ve Hava Kuvvetleri komutanlığının hedef alındığı bildirildi. Hizbullah, Pazartesi gecesi savaşa katıldığını ilan ederken, Tel Aviv, Beyrut’un banliyöleri ve bazı bölgeleri yerle bir etti.
Orta Doğu’daki diğer sıcak noktalar da hareketliydi: Irak’ın Erbil kenti yakınlarındaki ABD destekli havaalanında Pazartesi sabahı şiddetli patlamalar yaşandı.
İran’ın Körfez ülkelerindeki yabancı askeri tesisler, sanayi bölgeleri ve havaalanlarına saldırıları sonrası, ilgili ülkeler olası askeri karşılıklar konusunda uyarılarda bulundu.
Tüm bu gelişmelerin ardından birçok ülke barış çağrısında bulundu. Ancak Fransa, Almanya ve İngiltere farklı bir tutum sergiledi. E3 ülkeleri olarak bilinen bu devletler, ABD ve İsrail’in yanında savaşta yer alacaklarını açıkladı. Ortak bir açıklama yapan liderler Friedrich Merz, Keir Starmer ve Emmanuel Macron, gerektiğinde “savunma amaçlı önlemler” almaya hazır olduklarını duyurdu. Starmer’in, İngiltere’nin üslerini İran’a saldırı için ABD’ye açma teklifinin ardından, Kıbrıs’taki Akrotiri Hava Üssü’ne insansız hava aracı saldırısı gerçekleşti. Öte yandan İspanya, ABD’ye üslerini kullanma izni vermeyerek farklı bir yol izledi.