Deutschlandfunk radyosuna konuşan iklim aktivisti Luisa Neubaer Ekonomi ve İklim Bakanı Habeck'in rüzgar santralleri kurulacağını, ama 2022 ve 2023'de iklim hedeflerinden uzak kalınacağını açıklamasını eleştirerek, koalisyonun hızla karbondioksit salınımını engelleyecek adımlar atabilecekken atmadığını söyledi.
Yeşiller partisinin üyesi olan Neubauer hükümetin yurtiçi uçuşları yasaklayarak ve hız limiti koyarak salınım oranlarını düşürebileceğini belirterek, Nord Stream 2 boru hattı konusunda net pozisyon alamadığını vurguladı.
Doğal gaza Avrupa Birliği tarafından sürdürülebilir enerji sıfatı verilmesini de eleştiren Neubauer, “bir fosil enerji taşıyıcısını diğeriyle değiştirerek iklim koruması yapılamaz” dedi. Neubauer Almanya’nın iklim hedeflerini 1,5 derece hedefine uygun olarak yönetmesini ve enerji ihtiyacını en kısa zaman içinde yenilebilir enerji kaynaklarından karşılamasını istedi.
Yeşiller partisindeki değişim
40 yıl önce nükleer santral karşıtı ve barış hareketlerinin bağrından “Yeni Sol Hareket” olarak çıkan Yeşiller partisi, bugün CDU ve CSU'dan daha muhafazakar ve savaş partisi haline geldi.
17 Ekim 2003: SPD ve Yeşiller Almanya'nın en sert sosyal kıyım politikası olarak bilinen Hartz Yasalarını yürülüğe soktu.
“Bir daha asla savaş! Bir daha asla faşizm!” şiarını Alman ordusunun 1945'ten sonra ilk kez Yugoslavya Savaşına ve ardından Kosova'daki işgale katılmasına onay vererek emperyalist müdahale savaşlarını “insan haklarını ve demokrasiyi koruma” gerekçesine dönüştürdü.
Muhalefet olduklarında dahi bu yayılmacı politikalara toplumsal rıza üretilmesine emsalsiz katkı sundu.
“Herkese açık sınırlar” taleplerini “ekonomik faydalarına göre ülkeye alınacak göçmenler” politikasına indirgedi. Feminist hareketin eşit haklar taleplerini “tekellerin yönetim kurullarında daha fazla kadın temsili” hâline getirdi.
“Federal Meclis'teki sayısız inisiyatifle, sağcı ideoloji ve şiddetle mücadelenin yanı sıra Nasyonalsosyalist Yeraltı (NSU) gibi aşırı sağcı ve aşırı sağcı eylemlerin eksiksiz bir şekilde soruşturulması ve konusunda kararlıyız.”
Teorik olarak ülke çapında, ancak pratik olarak eyaletler farklı görülüyor: Mesela Hessen’de CDU ile koalisyon olan Yeşiller, Faşist terör örgütü NSU dosyalarının 30 yıl boyunca kamuoyundan gizlenmesine karar verdi.
Böylece Hessen Anyasayı Koruma Teşkilatının NSU cinayetlerinde ki rolü öğrenilemeyecek. Teşkilatın Yeşiller’e teşekkür etmesi gerekiyor.
Yeşiller’e karşı önyargılı olmaya gerek yok. Çünkü onlar insan onuruna yakışır bir Asyl politikasını savunuyor.
Özel olarak Yeşiller’in hepsi antifaşist.
Bearbock,"Kurulacak yeni hükümetin önceliği bizim yerimiz var, insanları kurtarmalıyız olmalı."
Belarus Polonya sınırında yaşananlara, Lesbos'taki gayri insanı sığınmacı toplama kampına Yeşiller tarafından göz yumulmayacak, öyle mi?
Taz: „Yeşiller iltica yasasının sertleştirilmesine destek veriyor“
İltica yasasının sertleştirilmesi sadece Hessen’de değil, Kretschmann tarafından da desteklendi. Hristiyan değerlerini savunan Yeşilci Baden-Württemberg başbakanı Winfried Kretschmann (B'90/Grüne)
zaten düşük olan mültecilere yapılan yardımların daha da düşürülmesine karar verdi.
Düsseldorf Sosyal Mahkemesi bunun Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti.
Gerekçe: Ayda 330 Euro'ya düşürülen yardım miktarı yaşam için gerekli olan miktarın altında yer aldığı için insan onuru garantisini ihlal ediyor.
Kretschmann, “Genç göçmen gruplarının kriminel enerjileri son derece ürkütücüdür ve bu nedenle kararlı bir mücadele ile durdurulmalıdır” dedi.
Kretschmann dizel ve benzinli araçların satın alınması için devlet yardımı istedi.
Nükleer enerjiye karşı çıkıyoruz diyerek, Almanya'da nükleer bombaların konuşlandırılmasını ve nükleer katılım hakkının Almanya'ya verilmesini istiyor.
Pasifist, barış partisi Yeşiller‘in politikası silah endüstrisi lobisi Südwestmetall tarafından yapılan 100.000 Euro bağışla ödüllendirildi.