Nazi rejimi tarafından zulüm görenler Birliği, Eyaletler Parlamentosu Başkanı Bodo Ramelow'a, faşizmden kurtuluş günü olan 8 Mayıs'ın Almanya genelinde kalıcı bir tatil günü olması başvurusu yaptı. Avrupa'daki İkinci Dünya Savaşı 8 Mayıs 1945'te Alman Silahlı Kuvvetleri’inin tamamen teslim alınmasıyla sona ermişti.
Birlik başkanı Florian Gutsche, "175.000 imzanın Federal Konsey üyeleri tarafından kurtuluş gününü resmi tatil yapmak için açık bir oylama olarak anlaşılmasını umuyoruz" dedi.
Kampanya, Holokost'tan kurtulan ve geçen yıl ölen Esther Bejarano ile birlikte başlatıldı.
VVN-BdA’nın eski onursal başkanı, Esther Bejarano 2020 yılında bir dilekçede şunları talep etti: “8 Mayıs resmi tatil olmalı! İnsanlığın Nazi rejiminden kurtuluşunun kutlanabileceği bir gün. Bu yetmiş yıl gecikmiş bir durum. Ve belki de sonunda 8 Mayıs 1945’in kurtuluş günü, Nazi rejiminin bastırılması günü olduğunu anlamaya yardımcı olur. 8 Mayıs, insanlığın büyük umutları üzerinde düşünmek için bir fırsat olacaktır: Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik.”
Birlik, Almanya'da faşist bir rejimin bir daha asla iktidara gelmemesi için yapılması gerekenlerin de tartışılması gerektiğini açıkladı. Birlik’e göre, bu, "milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olan ve kısmen faşist bir parti olan AfD'nin iktidarı ele geçirmek istediği" bir ülkenin olmazsa olmazıdır.
Nazi Rejimi Tarafından Zulüm Görenler Derneği, 1947'de Alman toplama kamplarından sağ kurtulanlar tarafından kuruldu. Şu anda yaklaşık 7000 üyesi bulunuyor.
Savaş zamanlarında 8 Mayıs 1945’in anlamı
Fır Genel Sekreteri Ulrich Schneider, Yeni Hayat için kalme aldığı makalede, Almanya’da, 8 Mayıs 1945’in, on yıllar boyunca toplumsal olarak tartışmalı bir tarih olduğuna dikkat çekti. Schneider, “Doğu Almanya’da “Faşizmden ve Savaştan Kurtuluş Günü” olarak alenen kutlanırken, Batı Almanya Cumhuriyeti’nde ilk kez 1975’te Frankfurt/Main’de büyük bir halk eylemi yapıldı. Bu eylemde çoğunluğu genç 40.000 kişi faşizmden ve savaştan kurtuluşu hatırladı ve anti-faşist idealler için çağrı yaptı. Batı Alman tarihsel perspektifinde, bu gün Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın bir “çöküşü”, yenilgisi veya – basitçe – sonu olarak kabul edildi” diye yazdı.
“Kökleriyle Nazizmi yok etmek, yeni bir barış ve özgürlük dünyası yaratmak” – bu, 19 Nisan 1945 tarihli “Buchenwald Yemini”nin yükümlülüğüydü ve öyledir. Schneider, “Bu nedenle, 8 Mayıs aynı zamanda – hayatlarını, özgürlüklerini ve sağlıklarını riske atarak – kurtuluşu mümkün kılan kadın ve erkekleri anmak demektir. Onların ruhunda, neo-faşizme, ırkçılığa ve antisemitizme, savaşa ve onun toplumsal köklerine karşı birlikte hareket etmek önemlidir” dedi.