Almanya’da gazetecilik yapan Hüseyin Doğru’nun Avrupa Birliği tarafından 20 Mayıs 2025’te yaptırımlarla cezalandırılmasının ardından, aralarında Verdi ve diğer sendikalardan yöneticilerin de bulunduğu 60’tan fazla kişi açık bir mektup yayımladı. Mektup, DJU’nun (Deutsche Journalist*innen-Union) Berlin-Brandenburg’daki üye toplantısı öncesinde DJU Federal Direktörü Danica Bensmail ve Verdi Genel Başkanı Frank Werneke’ye hitaben kaleme alındı.
AB yaptırımları kapsamında Doğru’nun banka hesapları donduruldu, mal varlıklarına el konuldu ve seyahat özgürlüğü kısıtlandı. Ayrıca gazetecinin hem bağımsız hem de ücretli çalışma imkânı fiilen ortadan kalktı; insani yardımlar bile ancak özel izinle sağlanabiliyor.
Junge Welt'in haberine göre, açık mektupta, Doğru’nun herhangi bir suç işlemediği, yaptırımların tamamen siyasi nitelikte olduğu vurgulandı. AB’nin gerekçesi, Doğru’nun “Filistin yanlısı haberleriyle Rusya’nın istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini desteklediği” iddiası. Ancak mektuba göre bu iddiayı destekleyen hiçbir kanıt sunulmadı; üstelik Doğru’nun Rusya’nın Ukrayna işgalini açıkça kınadığı da görmezden gelindi. Yaptırımların “önleyici” olduğu ve herhangi bir yargı süreci işletilmeden uygulandığı belirtiliyor.
Bir hukuk değerlendirmesine atıf yapan mektup, yeni AB dezenformasyon yaptırımlarının ifade özgürlüğünü ciddi biçimde tehdit ettiğini ve siyasi keyfiliğe kapı araladığını savunuyor.
Mektupta, Doğru’ya yönelik uygulamanın basın özgürlüğüne, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye yönelik ağır bir saldırı olduğu ifade edildi. Ayrıca bunun tüm gazeteciler için tehlikeli bir emsal oluşturduğu vurgulandı. Sendikacılar, Verdi ve DJU yönetiminden açık bir tutum almalarını, üyeleri olan Doğru’ya sahip çıkmalarını ve bağımsız gazeteciliğe yönelik baskılara karşı ses yükseltmelerini talep etti.
İlk imzacılar arasında Verdi’nin çeşitli birimlerinden yöneticiler, GEW temsilcileri ve barış inisiyatiflerinden aktivistler bulunuyor.