Greenpeace, BUND, Fridays for Future ve Ende Gelände gibi kuruluşların katıldığı eylemler kapsamında iklim kampı kurulurken, 30 Mayıs Cumartesi günü büyük bir gösteri yapılacak.
Aktivistler, hükümetin yenilenebilir enerji yerine doğalgaz yatırımlarını artırdığını ve bunun iklim krizini derinleştirdiğini savunuyor. Protestoculara göre hükümetin ülke genelinde planladığı yeni gaz santralleri, ülkeyi fosil yakıtlara daha bağımlı hale getirecek.
İklim aktivistleri ayrıca doğalgazın yalnızca çevreyi değil, küresel çatışmaları da körüklediğini belirtiyor. Aktivist Fran Leitner, doğalgazın “geçiş enerjisi” olarak sunulmasına rağmen, üretim ve taşınma sürecinde ortaya çıkan metan gazının karbondioksite göre çok daha zararlı olduğunu ifade etti.
Göstericiler, Avrupa’nın ABD’den planladığı büyük enerji ithalatının da uluslararası gerilimleri artıracağını savunuyor. Özellikle petrol ve gaz kaynakları üzerindeki küresel rekabetin savaşları tetiklediğine dikkat çekiliyor.
Protestolar öncesinde organizatörlerle polis arasında da hukuki bir tartışma yaşanıyor. Polis, yürüyüşün başlangıç noktasının Gerstein doğalgaz santralinden uzaklaştırılmasını isterken, organizatörler protestonun santral yakınında yapılabilmesi için mahkemeye başvurdu.
Cumartesi günü binlerce kişinin katılması beklenen gösterinin sonunda aktivistler, fosil yakıtlara karşı sembolik bir mesaj vermek amacıyla dünyanın en büyük insan şeklindeki rüzgar türbinini oluşturmayı planlıyor.