“Ende Gelände” ittifakı öncülüğünde düzenlenecek iklim kampı ve gösterilerde, doğalgazın hem iklim krizini derinleştirdiği hem de küresel çatışmaları körüklediği vurgulanıyor.
Aktivist Fran Leitner, Junge Welt ile yaptığı söyleşide, doğalgazın kamuoyunda “geçiş teknolojisi” olarak sunulmasına rağmen kömür kadar kirli bir enerji kaynağı olduğunu savundu. Leitner, doğalgaz üretimi ve taşınması sırasında atmosfere yayılan metanın, 20 yıllık süreçte karbondioksitten yaklaşık 80 kat daha zararlı bir sera gazı etkisi yarattığını söyledi.
Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin ülke genelinde 20 yeni gaz santrali planladığını belirten aktivistler, hükümetin bir fosil yakıttan başka bir fosil yakıta geçiş yaptığını ifade ediyor. Avrupa Birliği’nin ABD’den milyarlarca dolarlık enerji ithalatı planına da dikkat çeken protestocular, enerji politikalarının savaşları ve uluslararası gerilimleri artırdığını savunuyor.
Leitner’e göre özellikle petrol ve gaz kaynakları uğruna yürütülen küresel rekabet, savaşların temel nedenlerinden biri haline geldi. Aktivistler, enerji bağımlılığının otoriter yönetimlere bağlılığı artırdığını ve bunun toplumsal sonuçlarının ağır olduğunu dile getiriyor.
Protestocular ayrıca ABD’de uygulanan fracking yönteminin çevreye ve insan sağlığına zarar verdiğini, özellikle yoksul bölgelerde yaşayan insanların bundan etkilendiğini belirtiyor. Çevre örgütleri, çözümün yenilenebilir enerji ve batarya depolama sistemlerinin hızla yaygınlaştırılması olduğunu savunuyor.
Öte yandan Almanya’da tartışılan yeni bina modernizasyonu yasası da eleştirilerin odağında. Aktivistler, yasa ile doğalgazlı ısıtma sistemlerinin kullanımının sürdürüldüğünü, artan enerji maliyetlerinin ise halkın üzerine yıkıldığını söylüyor. Özellikle kiracıların yükselen gaz ve elektrik fiyatları karşısında büyük belirsizlik yaşadığı ifade ediliyor.
Hamm’daki iklim kampında atölyeler, dayanışma çalışmaları ve sivil itaatsizlik eğitimleri düzenlenecek. “Ende Gelände” aktivistleri, yeni gaz santrallerinin inşasını protesto etmek için kitlesel eylemler ve blokajlar planladıklarını açıkladı. Organizatörler, eylemlerinin insanlara değil, enerji şirketlerinin politikalarına karşı olduğunu vurguluyor.