Fransa hükümeti, öğrencilerin protestolarının zamanla sönmesini umuyor. Ancak şimdilik bu beklenti gerçekleşmiş değil. Salı günü ülke genelinde yüzlerce lise yeniden işgal edildi ya da eğitime kapatıldı. En az 30 kentte gösteriler düzenlendi.
Başkent Paris’te öğrenciler, üniversiteliler ve sendikacılar, Place d’Italie’den Invalides yönüne doğru birlikte yürüdü. Saint-Denis kentindeki Paul-Éluard Lisesi önünde düzenlenen protestoya İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg de katıldı. Thunberg, gençlerin "haklarını ve geleceklerini geri almaları" gerektiğini söyledi.
Öğretmen sendikaları da harekete geçti
Protestolarda yeni bir aşamaya geçildi. Öğretmen sendikaları artık topluca eylemlere katılıyor ve grev çağrısı yapıyor. Sendikalara göre öğrencilerin talepleri haklı. Bu talepler, eğitim çalışanlarının yıllardır mücadele ettiği sorunlarla da örtüşüyor. Üniversite çalışanlarının sendikaları da protestolara destek verdi.
Junge Welt’in haberine göre, ülke çapındaki beşinci eylem günü, 2027 bütçesinin Ulusal Meclis’te görüşülmeye başlandığı Salı akşamına denk geldi. Öğrenciler açısından bütçe tartışmaları artık ikincil bir konu değil.
Öğretmen açığı, aşırı kalabalık sınıflar ve bakımsız okul binaları nedeniyle başlayan protestolar, birkaç hafta içinde hükümetin bütçe kesintisi politikalarına karşı daha geniş bir harekete dönüştü.
Hükümet, bütçe açığını gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5,4’ünden yüzde 5’ine düşürmek istiyor. Bunun için toplam 54 milyar euroluk tasarruf öngörülüyor. Eğitim alanı da bu kesintilerden payını alacak: Ülke genelinde 1.588 öğretmen kadrosunun kaldırılması planlanıyor.
Bütçe kesintilerine parlamentoda da tepki var
Sol görüşlü Boyun Eğmeyen Fransa hareketi (La France insoumise), parlamentoda hükümetin kesinti politikalarına en güçlü biçimde karşı çıkan siyasi hareketlerden biri. Hareket, sokaktaki protestolara da destek veriyor.
Sosyalistler de bütçe tasarısını reddediyor. Yeşiller ise hükümete karşı güvensizlik önergesi vereceklerini açıkladı.
Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi (Rassemblement national) de tasarıya karşı oy kullanmak istiyor. Ancak gerekçesi farklı: Partinin lideri Marine Le Pen, kamu harcamalarında daha da büyük kesintiler yapılmasını talep ediyor.
Öğrencilerin iki temel talebi var
Öğrenci hareketi iki ana talep üzerinde duruyor:
İlk olarak, liseler için acilen 10 milyar avroluk bir destek programı hazırlanmasını istiyorlar.
İkinci talepleri ise üniversitelere öğrenci yerleştirmede kullanılan “Parcoursup” adlı çevrim içi sistemin kaldırılması.
Lise bitirme sınavını tamamlayan öğrenciler, üniversite başvurularını bu platform üzerinden yapıyor. Üniversitelerdeki kontenjanlar yetersiz kaldığında adaylar notlarına ve başvuranların çoğu zaman şeffaf biçimde öğrenemediği başka ölçütlere göre değerlendiriliyor.
Bu nedenle Parcoursup, birçok genç için eğitimde fırsat eşitsizliğinin ve toplumsal ayrımcılığın simgesi hâline gelmiş durumda.
Öğrenci ve üniversiteli örgütleri, hükümet bu iki temel talep konusunda geri adım atmadığı sürece eylemleri sürdüreceklerini belirtiyor.
Öğrencilere avukatlardan da destek
Dayanışmanın ulaştığı boyut, Saint-Denis’deki Paul-Éluard Lisesi’nde açıkça görüldü.
Pazartesi akşamı yaklaşık on öğretmen ve okul gözetim görevlisi okul binasını işgal etti. Eğitimciler, öğrencilerin taleplerini desteklemek ve protestoları kırmak amacıyla okulların idari kararlarla kapatılmasını protesto etmek istediklerini açıkladı.
Salı sabahı ise yaklaşık 20 avukat okula geldi. Siyah cübbeleriyle okulun önünde yan yana duran avukatlar, gençleri korumak amacıyla bir insan zinciri oluşturdu.
Bu eylem, hukuk çevrelerinde giderek genişleyen dayanışmanın bir parçası. Fransa Avukatlar Sendikası (Syndicat des avocats de France) gösterilere katılım çağrısı yaparken, Yargı Mensupları Sendikası (Syndicat de la magistrature) çoğu reşit olmayan protestoculara yönelik devlet baskısını kınadı.
Her iki kuruluş da Strasbourg’da insan hakları örgütleriyle öğrenci ve üniversiteli örgütleriyle birlikte hareket ederek, liselerin önünde gösteri yapılmasını yasaklayan kararlara karşı açılan davaları kazandı.
Eylemler sonbahar tatilinden sonra da sürecek
Öğrenci ve üniversiteli örgütlerinin perşembe günü Eğitim Bakanı Édouard Geffray ile görüşmesi bekleniyor. Ancak gençlerin bu görüşmeden beklentisi düşük.
Öğrenciler, sonbahar tatilinin ardından protestolara devam edeceklerini açıkladı. Sendikalar da 5 Kasım için genel grev çağrısı yaparak mücadeleyi büyütmeye hazırlanıyor.
Fransa’daki gelişmeler, eğitimdeki sorunların yalnızca öğretmen açığı ve kötü okul koşullarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Bütçe kesintileri ve üniversiteye girişteki eşitsizlikler de gençlerin tepkisini büyütüyor. Öğrencilerin talepleri, giderek hükümetin tasarruf politikalarına karşı daha geniş bir toplumsal mücadeleye dönüşüyor.