Neues Deutschland‘ta yer alan makalede Gazeteci Christoph Ruf’a göre AfD’nin başarısının arkasında yalnızca aşırı sağ seçmenler ya da mevcut düzene tepki gösterenler bulunmuyor. Partinin özellikle siyasetle fazla ilgilenmeyen, ancak seçimlerde oy kullanmaya karar veren genç erkeklerden de destek aldığı görülüyor.
Ruf’a göre bazı gençler, oy verecekleri partiyi, partilerin vaatlerine bakmak yerine, kendi yaşadıkları sorunlardan yola çıkarak seçiyor.Örneğin yüksek akaryakıt fiyatlarından şikâyet eden bir gencin, AfD’nin “Akaryakıt almak lüks olmamalı” sloganını görerek partiye oy vermeye karar vermesi, bu duruma örnek gösteriliyor.
Yazara göre burada asıl dikkat çekici soru, bu seçmenlerin neden AfD’ye yöneldiğinden çok, diğer partilerin neden onları ikna edemediği.
Geçtiğimiz yıl yapılan gençlik seçimlerinde birçok eyalette AfD ve Sol Parti’nin öne çıkması da bu açıdan dikkat çekiyor. Çünkü bu iki partinin seçmenlere ne söylediği konusunda daha net bir siyasi çizgi sunduğu düşünülüyor.
Buna karşılık CDU, SPD, FDP ve Yeşillerin seçim kampanyalarında öne çıkan temel mesajın çoğu zaman “Biz AfD değiliz” noktasında kaldığı eleştirisi yapılıyor.
Ruf’a göre yalnızca mevcut düzeni sürdürmeyi vaat eden bir siyaset, AfD’ye karşı etkili bir seçenek oluşturamıyor. Çünkü AfD’ye karşı olan seçmenlerin bir bölümü mevcut durumun ne adil ne de geleceğe dönük olduğunu düşünüyor.
Berlin’deki konut politikası bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. 2021’de yapılan halk oylamasında büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması yönünde karar çıkmasına rağmen, SPD bu sonucu uygulamaya yanaşmıyor ve böyle bir adımın “Doğu Almanya’daki koşullara” benzeyeceğini savunuyor.
Bu yaklaşım ise eleştirmenlere göre seçmenlerin gerçek sorunlarından uzaklaşıyor. Özellikle Berlin’de yüksek kiralar ciddi bir toplumsal sorun olurken, geçmişe gönderme yapan siyasi söylemler seçmen açısından ikna edici olmayabiliyor.
Yazara göre:
AfD’nin yükselişini durdurmanın yolu yalnızca AfD’ye karşı çıkmak değil.
Seçmenin asıl görmek istediği şey, hayatını nasıl değiştireceğinize dair somut bir alternatifinizin olup olmadığı.