Tüketicilerin yapabilecekleri konusunda basında bazı öneriler yapılıyor. Örneğin farklı elektrik ve doğal gaz tedarikçisi firmanın tekliflerine bakılması ve fiyatların karşılaştırılması öneriliyor.
Aslına bakılırsa bu yaşamın neredeyse her alanının piyasalaştırılmasının yol açtığı sorunların çözümü için yeterli değil. Doğal gaz konusunda on iki aylık sözleşmelerle özel şirketlerin sundukları hizmetlerden faydalanmak isteyen tüketiciler, sürekli olarak fiyatları karşılaştırmak zorunda bırakılıyor. İmzalanan sözleşmeler en az bir yıl geçerli olduğundan, fiyatlar düştüğünde bu sözleşmeden çıkmak kolay değil.
Önünde sonunda önceden sözleşmeye yazılan fiyatları ödemek zorundayız. Hükümetin aldığı tedbirler de bu durumda pek yardımcı olamıyor, çünkü birçok tüketici bu yardımların karar altına alınmasından önce sözleşmelerini yapmışlar ve yüksek ücretleri ödemeye devam etmek zorunda kalmışlardı. Şimdi doğal gaz fiyatlarında azalma olsa dahi, önceden belirlenen fiyatlar ödenmek zorunda.
Doğal gaz ve elektrik gibi yaşam için gerekli olan hizmetler özel sermaye birikimi hedefiyle piyasalaştırıldığından bu durumda bir değişiklik olmayacak. Dünya çapında büyük tekeller kârlarına kâr katarlar, borsalarda şampanyalar patlatılırken, yoksul veya dar gelirli hanelerde insanlar nasıl ısınacaklarını derdinde. Olması gereken, enerji taşıyıcıları ve hizmetlerinin kamu elinde olması ve elektrik ve doğal gaz tedarikinin kâr amaçlı olmaktan çıkartılmasıdır. Aksi takdirde enerji fiyatlarının belimizi bükmesine seyirci kalmaktan başka bir şey yapamayacağız.
