DIHK verileri, son 12 ayda şirketlerin yarısında elektrik fiyatlarının, üçte ikisinde ise ısınma giderlerinin arttığını gösteriyor. Yaklaşık 3.100 şirketin katıldığı ankette, özellikle enerji yoğun sektörlerde fiyat baskısının belirgin olduğu, bunun da tedarik zinciri boyunca malzeme ve lojistik giderlerini yükselttiği belirtiliyor. Zayıf alım gücü ise şirket bilançolarını daha da zorluyor.
Rapora göre şirketler, yüksek enerji fiyatları nedeniyle yatırımları erteleme ve üretimi kısma eğiliminde. Katılımcıların yüzde 33’ü “ olmazsa olmaz faaliyetlere yapılan yatırımları geri plana attığını, yüzde 20’si ise üretimi azaltmayı veya yurt dışına taşımayı düşündüğünü belirtti. Sanayi sektöründe bu oran yüzde 58’e kadar çıkıyor.
Junge Welt’in haberine göre, DIHK’nin raporu büyük ölçüde bir “elektrik fiyatı barometresi” niteliği taşıyor. Enerji fiyatlarının yalnızca yenilenebilir enerji dönüşümünden değil, aynı zamanda Rusya’ya yönelik AB yaptırımları, İran’daki savaşın petrol ve gaz piyasasında yarattığı belirsizlik gibi dış etkenlerden kaynaklandığı gerçeği raporda neredeyse hiç yer almıyor. Uzmanlara göre, aslında bu tür dışa bağımlılıkları azaltmanın yolu, sermaye çevrelerinin yıllardır yavaşlattığı enerji dönüşümünü hızlandırmaktan geçiyor.
Şirketler, enerji altyapısının daha güvenilir biçimde genişletilmesini talep ederken, DIHK’nin yıllarca savunduğu “siyah sıfır” politikası nedeniyle devlet yatırımlarının kısıtlanması sonucu oluşan altyapı eksiklikleri raporda anılmıyor. DIHK, çözüm olarak genel bir elektrik vergisi indirimi, altyapı projelerinin hızlandırılması ve kuralların, denetimlerin, izin süreçleri ve bürokratik yüklerin azaltılması çağrısında bulunuyor.
Öte yandan Çin, geçtiğimiz hafta açıkladığı yeni beş yıllık planla yenilenebilir enerji kapasitesini 2030’a kadar 3,5 milyar kilovata çıkarmayı hedefliyor. Yeşil hidrojen üretimini sekiz kat artırmayı planlayan Çin, fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda iddialı politika sergiliyor.
Özetlemek gerekirse: rapor, şirketlerin yüksek enerji fiyatları nedeniyle rekabet güçlerinin zayıfladığını savunduğunu gösteriyor. Sermaye çevreleri, artan elektrik ve ısınma fiyatlarını gerekçe göstererek yatırımları kısma, üretimi azaltma ve yurt dışına taşınma tehdidinde bulunuyor. Raporda yüksek fiyatların önemli bir bölümünün jeopolitik krizler ve fosil yakıt bağımlılığı nedeniyle oluştuğu gerçeği göz ardı ediliyor.