Mannheim ve Solingen'deki cinayetlerden sonra Almanya'da bu başarılı olmadı, ancak cümleye “hala” kelimesini eklemek yerinde olacaktır.
Çünkü Büyük Britanya'daki sağcı ayaklanmalara yol açan sebepler, diğer büyük kapitalist sanayi ülkelerinde olduğu gibi burada da mevcut, yani Almanya’da: İlk olarak, 2008/2009 küresel ekonomik krizinin etkileri halen sürüyor ve Almanya'yı da içten içe yanan bir ateş gibi kemiriyor. Yaşam standardı düşüyor, yerel yönetimler erozyona uğruyor. “Yararlı” göçmenlere duyulan büyük ihtiyaca rağmen göçmenlere yönelik düşman imajı devam ediyor. Bu iki yönlü yaklaşım, Alman sermayesinin iş modeline tekabül ediyor: ücretleri düşüren ucuz işçiler çalıştırmak ve aynı zamanda ırkçı sloganlarla bölünme yaratmak. En az 130 yıldır bu böyle. Bu bağlamda CDU/CSU partilerinin bir uzantısı olan AfD, kışkırtma ve tahrikleri başarılı bir şekilde genişletti. 2015 yılında CDU'da Hessen Eyalet Başbakanlığı'nın özel kalem müdürülüğüne kadar yükselen Alexander Gauland, mülteci krizini haklı olarak “bizim için bir hediye” olarak nitelendirdi.
Solingen'deki saldırı, AfD'nin en güçlü parti olabileceği eyalet seçimlerinden sadece birkaç gün önce meydana geldi. CDU/CSU'da her zamanki, ancak bu kez panik halinde, temel sığınma hakkını ve diğer hakları görmezden gelen önerilerle birbirlerini alt etme yarışı başladı.
Sahra Wagenknecht, Friedrich Merz'in Suriyelilerin ve Afganların kabulünü durdurma önerisini destekleyerek bu eğilime katılmış oldu.
Koalisyon hükümetinin tepkileri ise boş laflarla sınırlı kaldı. Solingen'de olduğu gibi bireysel teröre karşı ya da Ortadoğu'daki bitmek bilmeyen Batı savaşlarının yan ürünü olan IŞİD'in takipçilerini çağırdığı örgütlü teröre karşı bıçak uzunluklarının sınırlaması ne işe yarayacak acaba? Yeşiller ve SPD'nin istediği daha hızlı sınır dışı etmelerin anlamı nedir? Evet, Wagenknecht'in de dediği gibi, sadece mevcut Alman hükümetinin mülteci politikası yanlış değil. AfD de dahil olmak üzere yerleşik partilerin göçmenlere yönelik düşman imajını benimsemek için hiçbir neden yok.
Arnold Schölzel/Jungewelt