Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher, ülkedeki yüksek düzeydeki sosyal ve ekonomik eşitsizlikten endişe duyduğunu ifade etti.
Fratzscher Medya grubu Bayern gazetelerine verdiği demeçte, "Sosyal uçurum şu anda pandemiden bile daha fazla genişliyor" dedi.
En savunmasız olanların en sert bir şekilde etkilendiğini söyleyen Fratzscher’e göre, insanların yüzde 40'ının hiçbir birikimi veya rezervi yok.
Fratzscher, yüksek enflasyonun antisosyal olduğunu çünkü düşük gelirlilerin bundan yüksek gelirlilere göre üç kat daha fazla etkilendiklerine dikkat çekti. Bunun gerekçesini ise şöyle açıkladı: Çünkü paralarının çoğunu enerji ve gıda gibi temel ihtiyaçlara harcamak zorundalar.
Aşevlerine akın
En son, Almanya'da gönüllü gıda yardımı yapan ve yemek dağıtan Tafel adlı aşevleri daha önce hiç bu kadar muhtaç insanın kendilerine gelmediğini açıklamıştı. Tafel Deutschland'ın başkanı Jochen Brühl, "Rheinische Post"a yaptığı açıklamada, "yılın başından bu yana gelenlerin sayısında yüzde 50'lik bir artış var" dedi. Bu kuruluş yaklaşık olarak 2 iki milyon yardıma muhtaç insana hizmet sunuyor.
Ülke çapında yaklaşık 960 Tafel kuruluşu, ihtiyaç sahiplerine satılamayan gıdaları dağıtıyor.
DIW anketine göre, Tafel’ları kullanan insanların dörtte üçü sosyal yardımla ayakta durabilenlerden oluşuyor. Birçoğu yoksulluk riski altında ve sağlık sorunları var. Özellikle Tafel’leri tek başına çocuk yetiştiren ebeveynler ve çocuklu çiftler kullanıyor. Gönüllü gıda yardımı yapan ve yemek dağıtan Tafel adlı aşevlerinden yararlananların dörtte birini çocuklar oluşturuyor.
Sanayisi gelişmiş, çok sayıda milyarderi olan Almanya’daki durum bu. Enerji krizinin, düşük gelirlileri vuran yüksek enflasyonun atlatılabilmesi için Alman ekonomistleri, en zenginlerin yüzde 5’inden vergi alınmasını önerdi. Ancak hükümet “hayır” cevabı verdi.
