“Organize suç büyüyor”
Alman yayın ağı RND’ye konuşan CDU’lu siyasetçi Streeck, yasadışı kumarın toplum için ciddi bir tehdit haline geldiğini söyledi.
“Toplumu temelden sarsma tehdidi taşıyan son derece tehlikeli bir durumla karşı karşıyayız” diyen Streeck, meselenin birkaç kaçak slot makinesinden ibaret olmadığını, bağımlı insanların üzerinden büyüyen organize suç ağlarına dönüştüğünü vurguladı.
Streeck’e göre suç şebekeleri mevcut yasal boşluklardan yararlanıyor. Özellikle bazı kaçak salonlarda kazançların makine yerine çalışanlar tarafından elden ödenmesi, yasadışı faaliyetlerin kanıtlanmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle Komiser, polis ve denetim kurumlarının kaçak işletmeleri daha hızlı kapatabilmesi için yasal yetkilerin genişletilmesini istedi.
Asıl tartışma: Lisanslı kumar bağımlılık yapmıyor mu?
Ancak Streeck’in açıklamaları kamuoyunda başka bir tartışmayı da büyüttü: Devlet yasadışı kumarı sert şekilde eleştirirken, kendi işlettiği veya lisans verdiği kumar sistemleri neden aynı ölçüde sorgulanmıyor?
Uzmanlar, bir kumar oyununun “yasal” olmasının bağımlılık riskini ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor. Kumarın beyindeki ödül mekanizmasını etkileyerek insanları maddi ve psikolojik yıkıma sürükleyebildiği, bunun yalnızca yasadışı platformlara özgü olmadığı vurgulanıyor.
Eleştirmenlere göre devletin bir yandan kaçak kumarı “toplumsal tehdit” ilan ederken diğer yandan televizyonlarda resmi lotarya reklamlarına izin vermesi ciddi bir çelişki yaratıyor. Özellikle “devlet kontrollü kumar güvenlidir” algısının toplum açısından yanıltıcı olduğu ifade ediliyor.
Devlet hem denetleyici hem işletmeci
Almanya’da eyaletler, kamu şirketleri aracılığıyla Lotto 6aus49, Eurojackpot ve çok sayıda resmi kumarhaneyi işletiyor. Bu sistem sayesinde devlet her yıl milyarlarca euro vergi geliri elde ediyor.
Bu durum ise temel bir soruyu gündeme getiriyor: Devlet gerçekten toplum sağlığını mı korumaya çalışıyor, yoksa kendi gelir kaynaklarını mı savunuyor?
Bağımlılık uzmanları ve bazı sivil toplum kuruluşları, devletin hem kumar bağımlılığıyla mücadele programları finanse edip hem de kumar sektörünün en büyük aktörlerinden biri olmasını güvenilirlik sorunu olarak değerlendiriyor.
“Kontrollü kanal” savunması
Hükümet ve Almanya Kumar Otoritesi (GGL) ise mevcut sistemi savunuyor. Alman Kumar Anlaşması’na göre devletin amacı, insanların kumar oynamasını tamamen engellemek değil; bunu denetimli ve kayıtlı sistemlere yönlendirmek. Bu çerçevede OASIS gibi bağımlılık takip sistemlerinin kullanıldığı resmi platformların daha güvenli olduğu savunuluyor.