Savaşları ve sebep olduğu yıkımları yıllardır haber olarak dinliyoruz. Irkak’ın işgali, Afaganistan’ın işgali, Suriye, Yemen derken şimdi savaş Avrupa’da. Savaşın gidişatı konusunda net bir fotoğraf sunamıyoruz. Çünkü gerek batı, gerekse Rusya kendi senaryolarına uygun galişmeleri paylaşıyor. Bu arada savaşın sebeplerini değil sonuçları konuşuyoruz. Şunu beynimizin bir yerine kaydederek devam edelim: “Hangi sebeple olursa olsun hiçbir ülkenin başka bir ülkeyi işgale ve insanları öldürmeye hakkı yoktur.” Rusya neden saldırdı? sorusuna verilen cevaplar, Ukrayna’yı AB’ye ve Nato’ya alacakları sözüyle oyalayan Batı ülkelerini rahatsız ediyor. Nato’nun provakatif olarak Doğu’ya yayılması bardağı taşıran son damla oldu gibi görünüyor.
ABD Dışişleri Bakanlarından Kissinger, 2014'te Ukrayna’da olayların aniden şiddetlenmesinde Batı'nın da rolünün olduğunu kaydetti.
Kissinger’a göre, Avrupa ve ABD, Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerine dair görüşmelerle başlayan ve Kiev’deki gösterilerle doruk noktasına ulaşan olaylara kadar gidişatın sonucunu doğru değerlendiremedi.
Kissinger, şöyle devam etti: „Çoğu zaman Ukrayna'nın düşüşü bir hesaplaşma olarak sunuluyor: Ukrayna Batı'ya mı yoksa Doğu'ya mı katılacak. Ama bu ülke hayatta kalacak ve gelişecekse, kimsenin karakolu olmamalı. Hayır, Ukrayna köprü olmalı.
Değerli dinleyiciler, Dünya’da bu güne kadar çıkan savşaların halkın büyük çoğunluğu tarafından desteklenmiş olması düşündürücü değil mi? Bu bizim ruh hastası olduğumuzu göstermiyor mu?
Çocukların rekabetçi anlayışla yetiştirilmesini engelleyecek, sevgiye dayalı bir yaşam anlayışını gerçekleştirecek bir eğitimi hayata geçirecek siyasi bir irade olmadıkça bu savaşlar, yıkım, göç, göz yaşları ve ölümler durmayacak.