Farklı yardım kuruluşlarının çabalarına rağmen bu insanların sayısı giderek artıyor.
Çalışmalarına veya emekli olmalarına rağmen birçoğunun artık kalıcı bir ev için yeterli parası yok. Bu insanlar genellikle kendi otomobillerinde, garajlarda veya bodrumlarda yaşıyor. ZDF’in haberine göre, çalıştığı şirket iflas edince işsiz kalmış Bavyeralı Andreas F. çocuklarıyla birlikte oturduğu konuttan çıkartılınca çocukları kardeşinin evinde, kendisi ise bir tanıdığının bodrumunda yaşamak zorunda kalmış.
Halle'deki Max-Planck-Enstitüsünün yaptığı bir açıklamaya göre bu insanların büyük bir çoğunluğu utandıklarından yardım isteyemiyorlar ve aynı zamanda yerel yönetimler de bu konuda yetersiz. Enstitü çalışanı Luisa Schneider şu anda konutsuzluk sorununu çözmekten ziyade yönettiklerini belirtiyor. Sosyal yardım yapılanması da değişmediği müddetçe bu sorunun artarak devam edeceğini söyleyen Schneider siyasi sorumluların acilen harekete geçmeleri gerektiğini belirtti.
Yapılan tahminlere göre evsiz-barksızların sayısı 2008 yılından bu yana mütemadiyen artıyor. Sosyal yardım kuruluşları yaklaşık yirmi yıldan bu yana sürekli olarak somut adımlar atılmasını ve gerçek sayıların ortaya çıkartılmasını talep ediyor. Bu çerçevede sosyologlar bu durumun tam anlamıyla bir “sosyal skandal” olduğunu söylüyor.
Şimdiye kadar verilen tüm sosyal konut vaatleri de fos çıktı. İşin ilginci bu politikanın sorumlusu olan hükümetlerde yer almış olan SPD, şimdi yeni hükümette bu sorunu çözeceklerini iddia ediyor. Sosyal yardım kuruluşları ile sol partiler ise sorumlu siyasetin bugüne dek sadece konut tekelleri lehine adımlar attıklarını ve verilen vaatlerin yerine getirilmeyeceğini düşündüklerini ifa ediyor.