Federal Bakan Stark-Watzinger, federal ve eyalet temsilcilerini, öğretmenleri, ebeveynleri ve uzmanları eğitim politikasındaki sorunları tartışmak üzere davet etti. CDU bir "gösteri etkinliği"nden bahsediyor.
FDP'li bakanın uzmanlar ve devlet müsteşarları katılıyor diyerek savunduğu zirveye sadece iki Eyalet Eğitim Bakanı katılacak. Halbuki gelişmeler eğitim ve öğretim alanında ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor. Her yıl 50.000 öğrencinin diploma almadan okulları bıraktıkları ve öğretmen açığının giderek büyüdüğü artık saklanabilecek durumdan çıktı. Alman Ekonomi Enstitüsünün öngörülerine göre 2025/2026 eğitim yılında 35.000 öğretmen açığı olacak. Tahminler bu sayıların beş yıl içerisinde 68.000’e çıkacağını öngörüyor. Böylesine bir durumda eğitimden sorumlu bakanın başarısız adımları da çözümsüzlüğün devam edeceğine işaret ediyor.
Stark-Watzinger'in davetine partiler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle pek icap edilmediği belirtilse de, asıl sorun Almanya'daki eğitim ve öğrenim politikalarının zengin kesimlere yarayacak şekilde sürdürülüyor olması ve sayıları giderek artan yoksul ve dar gelirli öğrencilerin eğitim ve öğretim alanından dışlanmaları.
Bununla birlikte eyaletler sistemi Almanya'daki eğitim ve öğretim politikalarını eyaletlere bırakıyor, ancak federal hükümetin bu konuda atabileceği çok sayıda adım var: Uzmanlara göre, yoksul ve dar gelirli ailelere yönelik politikalar başta olmak üzere, merkezi hükümetin sorumluluğunda olan sosyal devlet politikaları ve bu alanlarda yapılacak iyileştirmeler eyaletler sistemi içerisinde dahi eğitim ve öğretim politikalarının geniş kesimleri kapsayacak biçimde sürdürülmesini sağlayabilir. Ama bakanlığın başında sermaye kesimlerinin ve seçkinlerin çıkarlarını savunan bir FDP'li olunca durum pozitif olarak değişmiyor.