Neden?
Almanya Eğitim Bakanı FDP’li Bettina Stark-Watzinger Berlin Eğitim Zirvesi'ni şu cümleyle açtı: "Burada olduğunuz için inanılmaz derecede mutluyum."
Öğretmen açığı, okulu diplomasız bırakan 630.000 genç, harap binalar, kullanılamayacak durumdaki tuvaletler, korona pandemisinin yol açtığı boşluklar. Sorunlar aslında bilinenden çok daha fazla.
Stark-Watzinger'e göre, "eğitim trendinin tersine çevrilmesi" gerekiyor. Ama nasıl olacağına dair bir hazırlık, bir plan yok. Konuşulanlar tekrardan ibaret. Zirveye 16 eyalet bakanından sadece ikisi katıldı. Ayrıca, ortak bir çağrıda bulunan 50 vakıf, dernek, sendika ve eğitim kurumu, toplantıyı çok iddiasız olmakla eleştirdi. Başbakan Olaf Scholz ve eyalet başbakanlarının gerçek bir Ulusal Eğitim Zirvesi toplamasını istedi.
Özellikle CDU/CSU’lu eyalet eğitim bakanları zirveyle ilgili kuşkularını dile getirdi. Schleswig-Holstein Eğitim Bakanı Karin Prien (CDU), zirveyi “İçeriği ve davet edilen aktörler itibariyle sorunları ele almak için tamamen uygun olmayan bir şov etkinliği” olmakla eleştirdi.
ZİRVE ‘HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI’
Eğitim alanındaki derneklerin de zirveden beklentilerinin düşük olduğu ortaya çıktı. Eğitim sendikası GEW Başkanı Maike Finnern,“Hayal kırıklığı yarattı. Çünkü eğitim sisteminde önümüzde duran görevlerin hakkını vermiyor” dedi. Finnern, bir yandan zirvenin içeriğinin okullar konusuyla sınırlı kaldığını ve diğer alanların ihmal edildiğini, diğer yandan da böyle bir zirvenin ilerleme kaydetmek için yeterli olmayacağını söyledi.
Birçok eyalet eğitim bakanının zirveye katılmamasını eleştiren Alman Öğretmenler Birliği başkanı Heinz-Peter Meidinger, ise “Federal hükümetten, koalisyon sözleşmesinde kararlaştırılan eğitim projelerinin ne zaman ve hangi bütçe kaynaklarıyla hayata geçirileceğini açıklamasını istiyoruz” dedi.
Karin Prien (CDU) Stark-Watzinger'i, öğrenim bütçesini yükseltmek için mücadele etmek yerine kendi işi olmayan meselelerle uğraşmakla suçladı. Stark-Watzinger'i planlanandan çok daha az para ayırmakla eleştiren CDU'lu siyasetçi, dijital anlaşma ve sosyal olarak dezavantajlı öğrencilerin teşviki için yılda vaat edilen dört milyar Euro yerine, şimdi bir milyardan daha az verildiğini açıkladı. Bremen okul senatörü Maike Wiedwald (SPD) ise hala umursamama ilkesinin fazlasıyla geçerli olduğunu ifade etti.
Saksonya okul müdürleri birliğinden de sert bir eleştiri geldi. Birlik yöneticisi Wurm, Deutschlandfunk'a yaptığı açıklamada, en büyük sorunun eğitim konularına gelince, hiçbir fikri olmayan ve pratikle hiçbir ilgisi olmayanların söz sahibi olması olduğunu söyledi.