Almanya'nın güçlü bir barış hareketine duyduğu ihtiyaç, hiç bu kadar acil olmamıştı. “Bir daha asla savaş - silahlarınızı bırakın”, tıpkı 1980'lerde barış hareketinin yaptığı gibi bugün binlerce kişiyi Berlin sokaklarına dökmeyi uman ülke çapındaki girişimin adı. Mesaj net: Ukrayna ve Gazze'deki savaşların derhal sona erdirilmesi için müzakereler yapılması, Ukrayna, İsrail ya da dünyanın herhangi bir yerine silah sevkiyatı yapılmaması.
10 Temmuz’da Washington’daki NATO zirvesinde yapılan açıklama, tehdidin boyutlarını gözler önüne serdi: 2026’dan itibaren ABD’nin uzun menzilli füzeleri Almanya’da konuşlandırılacak. Bu, açık bir şekilde savaş hazırlıklarının hızlandırıldığını ve dezenformasyonun yoğunlaştığını gösteriyor. İddialara göre bu füzeler, Rusya'ya karşı "açığı kapatmayı" hedefliyor. Ancak gerçek şu ki, NATO’nun deniz ve hava gücü zaten oldukça üstün. Bu yeni füzeler ve hipersonik silahlar, Almanya’yı nükleer savaş riskine en yakın cepheye dönüştüren, ilk vuruşta kullanılabilecek ölümcül tehditler. Sadece konvansiyonel değil, aynı zamanda nükleer başlık taşıyabilecek kapasitedeler. Üstelik, kamuoyundan gizlenen bir gerçek daha var: Bu füzeler, 40 yıl önce olduğu gibi çeşitli NATO ülkelerine değil, sadece Almanya’ya konuşlandırılacak.
3 Ekim’de gerçekleştirilecek protesto, yalnızca bu füzeleri değil, Batı’nın – özellikle de Alman hükümetinin – Avrupa’da barış yerine savaş düzenini hakim kılma politikasını da hedef alacak. Bu politikalar, Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşları daha da körüklüyor, bu bölgelerde geniş çaplı bir çatışma tehdidini her geçen gün artırıyor. Alman hükümeti, silahlanmayı daha önce görülmemiş boyutlara taşıyarak bu savaşların uzamasına ve tırmanmasına aktif olarak katkı sağlıyor. Alman tankları, 81 yıl sonra bir kez daha Rusya'nın Kursk bölgesinden geçiyor. Alman Dışişleri Bakanı ise Gazze’de Alman askerlerinin konuşlandırılması hayaliyle yaşıyor. Devlet, halkı savaşa hazırlarken, temel haklar olan düşünce, toplanma ve basın özgürlükleri polis ve istihbarat teşkilatlarının keyfi denetimine tabi tutuluyor.
Ülke genelinden otobüs, tren ve özel araçlarla gösteriye binlerce kişinin katılması bekleniyor.
12.30‘da • Breitscheidplatz / Gedächtniskirche, • Rathenower Caddesi / Ecke Alt Moabit, • Gleisdreieck / Schöneberger Ufer olmak üzere üç koldan başlayacak yürüyüşlerin ardından saat 14:30’da Brandenburg Kapısında büyük bir miting düzenlenecek.
Konuşmacılar: Peter Gauweiler (CSU), Gesine Lötzsch (MdB, Die Linke), Ralf Stegner (MdB, SPD), Sahra Wagenknecht (MdB, BSW), Joshua Müller (IG Metall Jugend) ve Reiner Braun (organizatörler için). Moderasyon: Wiebke Diehl ve Jutta Kausch. Müzik programı: Tino Eisbrenner, Pablo Miró ve S. Castro.
