Leibniz Baltık Araştırma Enstitüsü’nün açıklamasına göre, İsveç’teki Landsort-Norra ölçüm noktası, 1886’dan bu yana kaydedilen en düşük değerleri gösteriyor. Su seviyesi ortalamanın 67 santimetre altında, denizde yaklaşık 275 kübik kilometre su eksikliği bulunuyor. Bunun nedeni, uzun süreli doğu rüzgarlarının etkisiyle suyun Kuzey Denizi’ne doğru itilmesi.
Muhtemel tuzlu su akışı
Oşinograflara göre, Baltık Denizi’nin mevcut su seviyeleri, Kuzey Denizi’nden büyük tuzlu su girişleri için ideal koşulları oluşturuyor. IOW uzun dönem gözlem programı koordinatörlerinden Michael Naumann, olasılığı yüzde 80–90 olarak değerlendiriyor.
Araştırmacılara göre tuzlu su akışı gerçekleşirse, Baltık’ın derin bölgeleri için iki önemli fayda sağlanacak:
1. Soğuk su, sıcak suya göre daha fazla oksijen tutabiliyor, böylece derin bölgelere normalden fazla oksijen taşınacak.
2. Son yaklaşık 20 yıldır yüksek seyreden derin su sıcaklıkları, yeterli yoğunlukta bir akışla dengelenebilir.
Stutthgarter Nachrichten'in haberine göre, bu durum, Baltık Denizi açısından büyük önem taşıyor. Çünkü mevcut yüksek sıcaklıklar, derinlerde mikrobiyal aktiviteyi artırıyor, organik maddelerin (örneğin ölü algler) hızlı parçalanmasına yol açıyor ve oksijen tüketimini artırıyor. Sonuç olarak, derin su katmanları balıklar ve diğer canlılar için yaşanamaz hâle gelebiliyor.