Özellikle Alzheimer hastaları veya demans olanlar açısından bakım evleri birçok konuda yetersiz kalıyor, sorumlu siyaset ise bu yetersizliği ortadan kaldıracak adımları atmaktan devamla imtina ediyor.
Bu sadece yoksul kesimler için değil, genel olarak herkes için geçerli. Örneğim film sanatçısı Katy Karrenbauer katıldığı bir televizyon programında demans hastası babasına nasıl baktığını anlattı. Karrenbauer babasının bakımını doğru düzgün yapabilmek için önce babasının evini sattığını ve satıştan elde ettiği parayla babasını bir bakım evine yerleştirdiğini söyledi. Ancak paranın sadece üç dört yıl daha yeteceğini belirten Karrenbauer, para bittikten sonra ne yapacağını bilmediğini açıkladı. 91 yaşındaki babasını her gün ziyaret eden Karrenbauer, günde altı saat babasının yanında kaldığını söylüyor.
Karrenbauer bakım evinde finansman eksikliği nedeniyle personel sayısının azaltıldığını ve bakıma muhtaç olan insanlara yeterli derecede zaman ayrılmadığını kendi gözleriyle gördüğünü belirttikten sonra, düşük ücretle fazla mesai yaparak çalışan personelin güçten düştüğünü ve bu durumun hem bakım evlerinde çalışanlar hem de bakıma muhtaç olanlar açısından insan onuruna aykırı olduğunu söyledi. Bakıma muhtaç olan yoksul insanların üç ya da dört kişilik odalarda kaldıkları ve kimi zaman odada yaşamını yitirenlerin uzun süre yatakta kaldığı da ifade edildi.
Karrenbauer'in anlattıkları bakım personeli tarafından da teyit edildi. Örneğin 30 yıldır bakım evlerinde çalışan Silke Behrendt Wattenscheid'daki bakım evinde bulunan bakıma muhtaç insanların sürekli gelir korkusuyla yaşadıklarını ve varlıklarını kaybettikten sonra ayda 135 Euro ile ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldıklarını anlattı. Şu anki gelirimle bir bakım evinde kalmam olanaksız diyen Behrendt bu durumun utanç verici olduğunu söyledi.
Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach ise bakım sigortasında reform gerçekleştirmek istediğini açıkladı. Gelecek yıldan itibaren bakım parası ile ayakta tedavi hizmetlerinin yüzde beş artırılacağını vaat eden Lauterbach, bakım sigortasının sadece kısmi sigorta olduğunu ve bakıma muhtaç olmanın büyük bir yoksulluk riski taşıdığını söyledi.
Buna karşın bakım evlerindeki durum giderek kötüleşiyor. En son iki büyük bakım şirketi geçen yıl konkardato ilan etmek zorunda kaldı. Bu yıl iflas sayılarında artış bekleniyor. Lauterbach sağlık ve bakım alanlarında özelleştirmeleri biraz fazla abarttık diyerek, kamunun daha fazla görev üstlenmesi için adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Bakım alanındaki bu dramatik gelişme yurttaşlar arasında kaygıyla izleniyor ve Lauterbach gibi siyasetçiler genellikle boş çıkan vaatlerden başka bir şey yapmıyor.