Neues Deutchland için yazan Stefan Otto’ya göre, Araştırma Bakanı Dorothee Bär’ın öğrencilerin üniversite eğitiminin yanında çalışmasını “ayrıcalıklı bir durum” ve sorun olmayan bir şey gibi göstermesi, gençlerin gerçek yaşam koşullarından ne kadar uzaklaşıldığını ortaya koyuyor.
Üniversite eğitimi esas olarak tam zamanlı bir faaliyet olmasına rağmen, BAföG’nin yetersiz kalması nedeniyle çok sayıda öğrenci kira ve temel yaşam giderlerini karşılayabilmek için çalışmak zorunda. Öğrencilerin önemli bir bölümü artık geçici olarak biraz ek gelir elde etmek için değil, düzenli bir işte çalışarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Birçoğu restoranlarda veya perakende sektöründe iş buluyor.
Yazara göre BAföG, yıllar içinde yapılan yetersiz artışlar nedeniyle öğrenciler için gerçek bir geçim desteği olmaktan çıktı. Yeni reformun da bu durumu değiştirmesi beklenmiyor.
Öte yandan gençler uzun süredir “çalışmaktan kaçan, tembel kuşak” olarak suçlanıyor. Oysa IAB araştırmasına göre gençler bugün son yıllardakinden çok daha fazla çalışıyor ve öğrencilerin çalışanlar içindeki payı da önemli ölçüde arttı.
Dolayısıyla sorun gençlerin çalışmak istememesi değil. Tam tersine, birçok öğrenci eğitimini sürdürebilmek için çalışmak zorunda.