Euronews’un haberine göre European Sociological Review dergisinde yayınlanan araştırmada, Hollanda ve Almanya'da başörtüsü takan Müslüman kadınlara yönelik işgücü piyasasındaki ayrımcılığa dair güçlü kanıtlar yer aldı.
Oxford Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Göç, Politika ve Toplum Merkezinden (COMPAS) kıdemli araştırmacı Marina Fernandez-Reino, Avrupa Göç ve Etnik İlişkiler Araştırma Merkezinden (ERCOMER) araştırmacı Valentina Di Stasio ve Berlin merkezli Alman Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Merkezinden (DeZIM) Susanne Veit'in birlikte yürüttüğü araştırmada kadınlar, 7 farklı meslek grubuna yönlendirildi.
En az dört yıllık tecrübeye sahip kadınların özgeçmişlerine (CV) başörtülü ve başörtüsüz fotoğrafları iliştirilerek işletmelere gönderildi.
Seçilen kadın adayların başörtülü ve açık fotoğraflı CV'leri, iki ayrı iş ilanı olan yerlere yönlendirildi.
Araştırmaya göre, ağırlıklı olarak yüz yüze temas gerektiren işlerde başörtülü kadınlara geri dönüş diğerlerine göre 3 kat daha az gerçekleşti.
Müşteri teması yüksek meslek gruplarına yapılan iş başvurularında, Almanya'da geri dönüş 17,9, Hollanda'da yüzde 17,6 ve İspanya'da 9,5 oldu.
Müşteri teması düşük meslekler grubunda ise geri dönüşler Hollanda'da yüzde 34, Almanya'da yüzde 49,2 ve İspanya'da yüzde 21,8.
Bir diğer deyişle Hollanda'da, başı açık bir kadın fotoğrafı içeren iş başvurularının neredeyse yüzde 70'i, yüksek müşteri teması gerektiren işler için olumlu geri dönüş alırken aynı işe kapalı fotoğrafla yapılan başvurularda olumlu geri dönüş oranı yüzde 35'te kaldı.
Almanya’da ise başı açık Müslüman kadınların yüzde 53'ü, kapalı kadınların sadece yaklaşık yüzde 25'i işyerlerinden olumlu cevap alabildi.
Araştırmacılar, işverenlerin erkekler tarafından giyilenler de dahil olmak üzere her türlü dini kıyafete karşı büyük ölçüde isteksizlik gösterdiğine dikkat çekti.
Öte yandan Cornell Üniversitesinden Doris Weichselbaumer tarafından 2019'da yapılan bir araştırmada, Almanya'da sadece başörtülülerin değil, göçmen kökenli ve Alman olmayan isimlere sahip kadınların da ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koymuştu.