Hükümet planın 2030 hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağını savunurken, farklı kesimler programın hem yetersiz hem de sosyal açıdan adaletsiz olduğunu dile getiriyor.
Programa göre, Almanya’nın karbon emisyonlarının 2030’a kadar 1990 seviyesinin yüzde 35’ine düşürülmesi hedefleniyor. Ancak mevcut oran hâlâ yüzde 52 seviyesinde bulunuyor. Bağımsız Uzmanlar Konseyi, açıklanan önlemlerle bu hedeflerin yalnızca kıl payı değil, ciddi biçimde kaçırılabileceği uyarısında bulunuyor.
Eleştirilerin odağında özellikle ulaşım ve bina sektörleri yer alıyor. Bu alanlarda yıllardır hedeflerin tutturulamadığı bilinirken, yeni programda da somut ve etkili adımların yer almaması dikkat çekiyor. Uzmanlar, hız sınırı uygulaması ya da daha cazip bir Deutschlandticket gibi düşük maliyetli çözümlerin dahi gündeme alınmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyor.
Sosyal boyutta ise en sert eleştirilerden biri Sozialverband VdK Deutschland’dan geldi. VdK Başkanı Verena Bentele, mevcut önlemlerin düşük ve orta gelirli hanelerin iklim dostu alternatiflere geçişini kolaylaştırmadığını belirtti. Bentele, artan enerji ve ulaşım maliyetlerinden en fazla etkilenen kesimlerin bu gruplar olduğuna dikkat çekerek, programın sosyal açıdan adil olmadığını vurguladı.
Programın ağırlıklı olarak sanayide elektrifikasyon ve enerji sektöründe dönüşüme odaklandığı görülürken, rüzgar enerjisi kapasitesinin artırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Ancak bu artışın zaten mevcut yasalarla zorunlu olduğu ve hükümet içinde yenilenebilir enerji yatırımlarını sınırlayabilecek düzenlemelerin tartışıldığı ifade ediliyor. Bu noktada Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin yaklaşımı da eleştiri konusu.
Enerji sektörüne ilişkin tartışmalar bununla da sınırlı değil. Uzmanlara göre planlanan bazı düzenlemeler, toplam değeri 45 milyar euroyu bulan ve 30 gigawatt kapasiteye ulaşan rüzgar ve güneş enerjisi projelerini riske atabilir.
Genel tabloya bakıldığında, hem teknik hem de sosyal açıdan ciddi soru işaretleri barındıran programın etkisinin belirsiz olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları, iklim hedeflerinde ilerleme sağlanabilmesi için daha güçlü politikalar ve artan toplumsal baskının gerekli olduğu görüşünde.